Elçin Ertem

Herkesin hayatında şu sövgüyü hak etmiş birileri vardır:
Allah‘ın haram dediğini, ben bir lafımla helal mi yapayım? Büyücü yahut başka bir ilah mıyım? Sanki helal desem hırsız, hırsız olmaktan çıkacak ha! Bir abrakadabra ile kargayı güvercin yapan sihirbaz gibi, bir laf ile seni masum mu yapayım? Haysiyetsiz! Aklınca Cenaballah’ı böyle dolandırcaksın giderayak ha! Bana yakarıp benden beleş sevap dileniyorsun. Nasıl kıydın bana da tırtıklıdın altınımı! Namussuz! Yaktın beni! Şerefsiz!
Sayfa 120 - Karagümrük’ten Daz’a·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ayrıntı sayılabilecek bir olayla adamın zihni, bir ağaç dolusu kuşun silah patlamasıyla uçuşması gibi dağılıveriyor, böyle kritik durumlarda da o, boş boş, sanki zihninin içindekine bakarken, o kıymetli zaman israf oluyordu. Ancak kuş sürüsünün o ağaca yavaş yavaş yine sökün etmesi gibi Sancı bu kez o ayrıntıyla, zihnindekileri tekrar istif edip hayati bir karar verebilmekteydi. Bu bakımdan sabit, sağlam ve sadık beyinlerden farklı olarak adamın canlı zihni, kanla dolup boşalan bir yürek gibi atarak, her yeni olayda tekrar ve tekrar, sıfırdan işliyordu. Sonuçta oynak kaypak muhtevalarıyla dağınık zihinler, haznesi barut yerine dönülmez davalar ve sarsılmaz öykülerle dolu çelik top güllesine benzer ve o sapasağlam ve nüfuz edilemez beyinleri yönetiyordu. Kör bir sebat, sadakat, hatta saadet ile fezada yörüngesi boyunca seyreden göktaşları benzeri kafalar, ferman gibi siyasi, fetva gibi dini, emir gibi askeri veya itme gibi fiziki bir kuvvet uygulanan bilardo topları gibi, ıstaka çarptığında birbirleriyle tokuşarak, masadaki altı deliğin hepsine birden girebilmekteydi.
Sayfa 87·Kitabı okudu
Allah için, mürettebatın dini bütün olan neredeyse tamamı, ölümden sonra dirilişe ve meleklere kâmilen iman ettiklerinden, yani inanılması en zor ve hatta imkansız şeylere bir kez inandıklarından, tabiatüstü görünen diğer şeyleri, mesela altın sandığın demire dönüşmesini ve içinden çıkan canavarı alelâde sayıp hayatın ve hayatlarının olağan akışı içine zaten çoktan yerleştirmişlerdi. Çünkü hem imanları hem de batıl itikatları gayet sağlamdı.
Sayfa 86·Kitabı okudu
Üstün asta yaptırma yolu emir vermek iken, astın üste yaptırım yolu bilgi vermekti.
Sayfa 71·Kitabı okudu
… arkadaşlarının da hakkı olan içkiden arada bir kaçamak yudumlar almayı ihmal etmiyor, çünkü kendisinden onların, ahirette böylesi bir kul hakkının hesabını sormaya yüzlerinin tutmayacağını düşünüyordu. Ancak haramda bile hile olmayacağını hükmetmiş olmalı ki sonunda vazgeçti.
Sayfa 48 - Karagümrük·Kitabı okudu