En iyi bildiğimizi sandığımız soruda yanılabilir, en hızlı koştuğumuz anda aniden yorulabiliriz. Sanki herkes tammış da bir tek biz eksiğız gibi hissedebilir, çok başlayıp her defasında yarım bırakmış olabiliriz.
Olur öyle, burası dünya, ebeveynlik zor....
Ama şimdi biliyorum ki, hepinizin atladığı bir şey var: “Sevgi ve şefkat eli değmeyen zeka ve eğitim beş para etmez." s.262
Kitap baştan sona Charlie Gordon’un gelişim raporlarından oluşuyor. Charlie doğuştan zeka geriliği yaşayan biridir. Annesi, Charlie’nin durumunu kabullenmemekte ısrarcıdır.Kardeşi Norma doğana kadar Charlie’nin “normal bir birey” olabilmesi için adeta doktor doktor gezer. Onu olduğu gibi kabul edip sevmek gerektiğini sadece babası Matt söyler. Norma’nın normal bir zeka düzeyinde olduğu anlaşılınca ailesi Charlie’nin Norma’nın hayatını etkilememesi sebebiyle onu yatılı bir okula vermek istediler.
Sonrası Charlie için çalıştığı fırın, okul arasında kısıtlı bir dünyada farkında olmadan geçen yıllardan ibaret..Çevresindeki insanların kendisiyle dalga geçtiğini, kandırdığını, kullandığını anlamayacak durumda. Ancak “akıllı olmak” en çok istediği şey.
Sonrasında bir deney için seçilir. Eğer başarılı olursa en çok istediği şey olacaktır. “Akıllı biri” Bir sürü psikolojik teste tabi tutulur. Aynı deneyin kobayı fare Algernon ile yarıştırılır. Ameliyat olur ve sonrasında deha düzeyince bir zekaya sahip olur. Ancak anlamak sancılıdır. Birçok yüzleşmeyi de beraberinde getirir. Babasıyla, annesiyle ve kardeşiyle kısacası geçmişinin karşısına geçer ve bana bakın “akıllı biriyim!” der. Bu süreç içerisinde deneyimleri ve öğrenme hızı kendisini ameliyat eden profesörler de dahil herkesi geçmiştir.. Kendisiyle ve geçmişiyle yüzleşirken geleceğin belirsizliği içerisinde kendisini Algernon ile özdeşleştirmekten alıkoyamaz. Onun gidişatı ise pek iyi değildir…
Bir gün Algernon ölür. Onu yakma odasına atmamaları için alıp evinin arka bahçesine gömer ve üzerine çiçek eker…
Sonrasında kendi çöküşünü izlemenin ızdırabıyla baş başa kalır..
Başladığı yere döndüğünde