Samsara

Samsara
İzmir'de Yoga seanslarıma katılmak isterseniz DM.
''BU ÜLKEDE HİÇBİR BAŞARI CEZASIZ KALMAZ.''
9/10
·415 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2020 23:32
Ermenilere duyulan nefret, Türklere duyulan nefret, Kürtler duyulan nefret, Müslümanlara duyulan nefret, Ateistler duyulan nefret, Eşcinsellere duyulan nefret, Türbanlılara duyulan nefret, Başını örtmeyen kadınlara duyulan nefret, Veganlara duyulan nefret, Et oburlara duyulan nefret, Sokak hayvanlarına duyulan nefret, Cahillere duyulan nefret, Entelektüellere duyulan nefret, Fütüristlere duyulan nefret, Muhafazakarlara duyulan nefret, Zenginlere duyulan nefret, Jakobenlere duyulan nefret, Cemaatlere duyulan nefret Fakirlere duyulan nefret, Yoga yapanlara duyulan nefret, Namaz kılanlara duyulan nefret, Kadınlara duyulan nefret, Erkeklere duyulan nefret, Çiçeklerin arasına sıçan kedilere duyulan nefret, İktidara ve muhalefete duyulan nefret, Fenerbahçe'ye Galatasaray'a Beşiktaş'a Trabzonspor'a duyulan nefret, Federasyona, hakemlere duyulan nefret, Laiklere, dindarlara, milliyetçilere, solculara, liberallere duyulan nefret... Ülkemizde maalesef herkese bol bol yetecek kadar kategorik ve ideolojik nefret mevcut.
KarOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202517,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·112 syf.··
2019 7. kitabı
O bir yazar, İnsan hakları savunucusu, Optimist, Uslanmaz bir muzip, Düşünür, Filozof, Deist Hümanist.. Çağının bağnaz düşüncelerine ve batıl inançlarına karşı, aklı ve zekayı kullanmaya cüret etmiş, boyunduruk altına girmekten, sürgünler yemekten korkmayıp ,düşüncelerini korkusuzca dile getirmiş bir çılgın, Don Kişot. Felsefe seven sevmeyen herkesin mutlaka Voltaire çeşmesinden hayat suyunu içmesi lazım.. ‘’ O halde insanlığımızı pekiştirmek için bütün batıl inançları reddedelim, ama bağnazlığın alehinde konuşurken o bağnazlara dönüşmeyelim. Onlar ki doktorlarını falakaya yatırmak isteyen hezeyan halindeki hasta insanlaradır. Hastalıklarına şifa bulalım ama onları sakın kendimizden uzaklaştırmayalım, kutsal hoşgörü merhemini ruhlarına yavaş yavaş sürelim, zira bütün merhemi bir kerede sürmeye kalkarsak dehşet içinde karşı çıkacaklardır.’’ François Marie Arouet -Voltaire-
İnsan Yalnızca Anlamadığı Şeye İnanabilirVoltaire · Zeplin Kitap · 2019173 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2019 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2019 13:20
Konsül,devlet adamı,yazar,avukat,hitabet sanatı ustası bir hatip,Cumhuriyetçi,felsefeci.. Sürgünlerin,acıların,ihanetlerin adamı. Ulu bilge, Marcus Tullius Cicero. Devletin varlığına ve idaresine adanmış bir yaşam,o kadar ki Sezar'ın kendisini affetmesine rağmen,Sezar'a karşı Cumhuriyetçiler tarafından düzenlenen suikastın bir parçası. ''Ölümsüz tanrılar tarafından insana bilgelik hariç,dostluktan daha değerli bir şey verildiğini sanmıyorum. Kimileri zenginliğe kimileri sağlıklı olamaya kimileri güce kimileri makamlara,birçokları da hazlara önem verir. Sonuncusu vahşi hayvanlara yakışır,diğerleri geçici ve muğlaktır,bizim kararlarımızdan ziyade talihin cilvelerine bağlıdır. Erdemin iyinin en üst mertebesi olduğunu düşünenler haklıdır,erdem dostluğu doğurur ve korur,erdem olmadan dostluk kurulması imkansızdır'' Cicero'nun ,dostluğun temelinin dayanması gereken ilkeleri ve sürdürülebilmesi için izlenmesi gereken yolu kendi bakış açısına göre değerlendirdiği bir kitap. Lakin sadece bununla da yetinmeyip,devlet,tabiat ve insan davranışı üzerine ustaca yaptığı gözlemlerini de paylaşıyor bizimle. Gelelim temel meseleye kitap illa okunmalı mı? Açıkçası okuduğum diğer kitaplarından yola çıkarak Cicero paşanın bu kitabının ben çok etkilediğini ve okurken heyecanlandırdığını söyleyemeyeceğim hatta yer yer sıkıldım da diyebilirim. Bir de kitabı okurken dipnot manyağı oluyorsunuz ve bu dipnotlar kitabın arkasına sıralanmış. Uzun lafın kısası okumazsanız çok da bir şey kaybetmeyeceğiniz bir kitap.
Dostluk ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,382 okunma
8/10
·80 syf.··
2019 5. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2019 19:08
Konsül,devlet adamı,yazar,avukat,hitabet sanatı ustası bir hatip,Cumhuriyetçi,felsefeci.. Sürgünlerin,acıların,ihanetlerin adamı. Ulu bilge, Marcus Tullius Cicero. Devletin varlığına ve idaresine adanmış bir yaşam,o kadar ki Sezar'ın kendisini affetmesine rağmen,Sezar'a karşı Cumhuriyetçiler tarafından düzenlenen suikastın bir parçası. Lakin Shakespeare'in Macbeht oyununuda döktürdüğü tirat gibi, ''Yapmakla olup bitseydi bu iş, Hemen yapardım, olup biterdi. Döktüğüm kanla akıp gitse her şey, Bir vuruşta sonuna varılsa işin, Bir anda bu dünyayı olsun kazanıversen, Zaman denizinin bir kumsalı olan bu dünyayı Öbür dünyayı gözden çıkarır insan. Ama bu işlerin daha burada görülüyor hesabı. Verdiğimiz kanlı dersi alan Gelip bize veriyor aldığı dersi.'' Bir süre sonra Sezar'ın yeğeni Octavianus tarafından,üstelik kendisini de desteklediği halde ihanete uğruyor ve yakalandığı yerde başı kesilerek infaz ediliyor. Ben böyle donanımlı,bilge ve yatenekli insanların öldürüldüğünü okuduğum zaman,omuzlarıma acayip bir yük biniyor,resmen midem kasılıyor.Bence hayattaki gerçek dram (dünya görüşü ne olursa olsun)böyle bilge insanların öldürülmesi. Kitaba gelince Cicero bir yıl sonra öleceğinden habersiz olarak 62 yaşında yazdığı bu kitapta,insanlar için yaşlılığın nasıl geçerilebileceğine dair öğütler vermekle kalmayıp,yaşlılığın pozitif yanlarını da görmemizi sağlıyor. Ve elbette,devlet,toplum,insan felsefe,edebiyat ve tabiat üzerine olan düşüncelerini bizimle paylaşıyor. Ve gene dramdır ki;yaşlılık çağını doya doya yaşayamadan öldürülüyor.. Akla bu kez de Sartre gelmiyor değil; ''Serüven uzamaya gelmez,ona anlam katan ölümdür yalnız''
Yaşlı Cato veya Yaşlılık ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,420 okunma
Puan vermedi·100 syf.··
2019 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2019 13:52
Bu güzel oyun temel olarak,kahramanımız Arnolphe'nin küçük yaşta köylü ve yaşlı bir kadının elinden ''sözüm ona''yetiştirmek için alıp büyüttüğü aslında asıl amacının, zamanı gelince kendine eş yapacağı güzeller güzeli Agnes ile yapmayı planladığı evliliğe dayanıyor. Kahramanımız boynuzlanma korkusu ve Agnes'i avucunda tutabilme kaygısıyla sürekli olarak ona ,cahilliği övüp,eli kalem tutan,sanat,şiir seven,danslara giden,kitaplar okuyan yani genel olarak kültürlü kadınların ne kadar günahkar ve namussuz olduklarından gem vurmakta. Oysa ki,kahramanımız alttan alta bu kültürlü kadınlara imrenmektedir,ancak tabiatında bulunan bazı komplekslerden dolayı kadınlara hiç güvenmemektedir ve bu güvensizliğin dışa vurumu,güzeli, günah çamuru ile sıvaması oluyor. Kahramanımızın bir diğer sıkıntısı ise yaşı,kendisi kırklı yaşlarında olduğundan genç ve güzeller güzeli Agnes'e ayak uyduramayacağını düşünüyor,bu aralarındaki yaş farkı da kahramanımızın ruh ve düşünce durumunda türlü türlü,entrikaların,boynuzlanmaların ,kandırılmaların olduğu bozukluklarına yol açıyor.. Ben şahsen tiyatro okumayı çok severim ve Molière okumakta inanılmaz keyifli,eğlenceli. Ne diyor Edip Cansever; ''Tiyatrolar ki benim en sevdiğim boşluklarımdır'' Güzel düşünün,iyi kalın.... Namaste.
Kadınlar MektebiMolière · İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,295 okunma