O şehvet denilen şey yok mu? Çok kötü bir şeydir. Ama gerçekten pistir.
"Aşkın ruhu" denilen hayali kişiliğin temiz elbisesi, kötü şehvet ile kirlenince zevki kaçar; fakat o zaman hırslı insanın gözlerine perde çektiği, için adam o lekeyi göremez.
Acının içinde bir de büyük lezzet vardı... Ömrünü odun gibi geçirmeyip de, beş on defa tatlı tatlı ağlamış, hem de ağlayışının lezzetine doyamaya doyamaya ağlamış olanlar Rakım'ın tattığı tadı takdir ederler.
Çünkü, insanın bir derdi olduğu vakitte sanki dermanını, çaresini bulacak gibi her kime ki karşısında rastlarsa, hepsine derdini söylemek ister. Söyleyecek adam bulamadığında da kendi kendisine ya da taşlara, duvarlara söylemek zorunda kalır.