Yaşadığımız dünya ve evren buydu işte ve bu dünyanın etrafımızı kuşatan sınırları o kadar yakındı ki, elimi uzatırsam onu geriye itebilecekmişim gibi geliyordu bana. Bu gri duvarların ötesinde başka bir dünya daha olamazdı.
Aşktan korkmuyor ve onunla karşı karşıya gelmekten çekinmiyordum. Aksine felsefem aşkı, daima saygı gösterilmesi gereken bir duygu olarak tanımış ve onun, dünyanın en büyük şeyi, yaşamanın hedefi olduğunu kabul etmişti.