Kadın organizmasının üstünlüğüydü aile oluşturabilme kapasitesi.Sadece doğurganlık değildi,doğurduğu cana-hatta doğurmadığına bile-sahip çıkabilme üstünlüğüydü.Varoluşu "Anne" olabilecek bir bedende deneyimlemek ne kadar eşsizdi!
Pislik yiyen bir varlıktan temizlik beklemek mümkün değildi,çünkü bağırsaklarımız ikinci beynimizdi.Duygularımızı oluşturan hormonlarımız burada da üretiliyor,vücut için gerekli olan enzimlerin salgılanması burada yapılıyordu.İştahla yediğimiz şeylerin kimyasal reaksiyonlara sokulup duygulara dönüştürüldüğü yerdi bağırsaklarımız.Ve nasıl düşüncelerimizi oluşturan nörotransmitterlerimizin terbiyesi kişiyi daha az ya da daha fazla insan yapıyorsa iştahımızın da terbiyesi çok önemliydi.Çünkü yediğimiz her şey duygularımızın hammaddesiydi.Varlığın gelişebilmesi için düşüncede merakın ehlileştirmesi gibi,iştahın da arsızlığını ehlileştirmesi varlığın tekâmülünün temeliydi.
Hissettiği üzüntü kızgınlığa dönüştü,kaçtığı ıstırapsa sorulması gereken hesaba.Nasıl göründüğünün ne önemi vardı?!Evrimleşen bir ruh için önemi olmamalıydı!Çünkü Çi fışkırıyordu içinden!Bu yeterli olmalıydı!