İnsanlar en önemli işleri yatarken yapar diye düşünüyorum.Yatarak doğar,yatarak büyür,yatarak ürer,yatarak iyileşir,yatarak dinlenir,yatarak doğurur ve yatarak ölür.Ölüm sonrasında ise hepten yatar.
Bana verdiği öğüt de buydu zaten:Üzülmememi söylüyor,üzüntü duygusunu yasaklıyor,üzüntü çürütür insanı diye uyarıyor,ama kızmak iyi gelir,ferahlarsın diyordu:"Sakın ola hiçbir şey için üzülme ama bol bol kız,öfkelen,dövüş,savaş,küfret ama üzülme.İnsanı üzüntü çürütür."
Ne gereği var bunları düşünmenin?Ama insan düşünceleri,izlenimleri,çağrışımları denetleyemez ki!Aniden gelen saçma sapan ve önemsiz bir imgeyi bile engelleyemezsin.Zaten önemli mi,önemsiz mi olduğunu da bilemezsin.
Ne ağacı bunlar? Bilemiyorum. Kırda büyümemiş kent çocukları için ağaçların birbirinden farkı yoktur ki. Kahverengi gövdeleri vardır,dalları vardır;bazen yeşil, bazen sarı, bazen turuncu yaprakları vardır. Pembe beyaz çiçek açarlar. İşte hepsi bu. Ağaç sadece bir ağaçtır. Ama yaşlandıklarında ağaçların insanlara benzediğini, kent çocukları bile görebilir. Gövdelerinin boğum boğum olması, ihtiyarların eğilip bükülmüş mafsallarını hatırlatır. İnsanlar da yaşlandıkça, bir anlamda ağaçlaşırlar. Gençken insan insandır, ağaç ise ağaç. Yaşları ilerledikçe birbirlerine benzemeye başlarlar. Hiç kimseyi bağışlamayan merhametsiz yerçekimi, insanların da ağaçların da gövdelerini aynı biçimde büker; eklemlerini aynı amansız şişkinliklerle yumrulaştırır, düğümler.
SAYGI DUYMAYI ÖĞRENECEKSİN ARKADAŞ!ÖNCE BİR DURUP BEN KİMİM DİYE SORGULAYACAKSIN!SONRA O SORGULADIKLARINI,DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞMA ÖZGÜRLÜĞÜNÜ NASIL ELDE ETTİĞİNİ DÜŞÜNECEKSİN!VARLIĞININ SEBEBİNİ,BUGÜNÜN REFAHLIĞINI BORÇLU OLDUĞUN KİŞİYE SAYGI DUYACAKSIN!!!