Hicran destanını kendinden oku,
Mecnun'dan duyup da rivayet etme.
Aşkın Leyla'sını gördünse söyle.
Söz temsili bulup hikayet etme.
Yüz bin Leyla doğar alemde her gün,
Senin aradığın zevk, sefa düğün.
Tutacağın işi önceden düşün;
Daha ilk adımda nedamet etme.
Sevdanın oduna pek güvenilmez,
Tutuşurşan eğer kolay sönülmez.
Bu yolun hükmüdür geri dönülmez,
Canına kıymazsan seyahat etme.
İyi bak kabına, olmasın delik,
Boşuna taşırsın,gider gündelik.
Anında olmalı, ettiğin iyilik,
Alem duysun diye, inayet etme.
Kabe'den maksadın varmaktır yara,
Kör gibi tapınma, kara duvara,
Hızır'ı ararsan kendinde ara,
Bulamadım gibi rezalet etme.
Muhabbet herkesin aklını çelmez,
Gönül viranesi kolay düzelmez.
Alemden çekinme bir zarar gelmez,
Sen kendi kendine hıyanet etme.
Kime sordumsa seni doğru cevap vermediler;
Kimi alçak, kimi hırsız, kimi deyyus! dediler...
Künyeni almak için, partiye ettim telefon:
Bizdeki kayda göre, şimdi o mebus dediler! ..
-Neyzen Tevfik-
İnsanlar en önemli işleri yatarken yapar diye düşünüyorum.Yatarak doğar,yatarak büyür,yatarak ürer,yatarak iyileşir,yatarak dinlenir,yatarak doğurur ve yatarak ölür.Ölüm sonrasında ise hepten yatar.
Bana verdiği öğüt de buydu zaten:Üzülmememi söylüyor,üzüntü duygusunu yasaklıyor,üzüntü çürütür insanı diye uyarıyor,ama kızmak iyi gelir,ferahlarsın diyordu:"Sakın ola hiçbir şey için üzülme ama bol bol kız,öfkelen,dövüş,savaş,küfret ama üzülme.İnsanı üzüntü çürütür."
Ne gereği var bunları düşünmenin?Ama insan düşünceleri,izlenimleri,çağrışımları denetleyemez ki!Aniden gelen saçma sapan ve önemsiz bir imgeyi bile engelleyemezsin.Zaten önemli mi,önemsiz mi olduğunu da bilemezsin.