Ortaokul yıllarımda kişisel gelişim kitapları okuyordum fakat bir süre sonra her kitap aynı şeyi tekrar ediyormuş izlenimine kapıldım. Okudukça kalıplaşmış motivasyon cümlelerinden oldukça sıkılmaya başlamıştım. İlber Ortaylı gerçekten büyük bir birikim olsa da " Bir Ömür Nasıl Yaşanır?" kitabı beni yoran son kişisel gelişim kitabı olmuştu taki şu zamana kadar.
Atomik Alışkanlıklar kitabı bir anda popüler oldu ve merak ettim. Acaba eskiden okuduğum kişisel gelişim adı altında papağan gibi tekrar yapan yazılardan farklı mıdır diye sorguladım. Böylece yıllar sonra tekrar bu türe şans vererek okumaya başladım.
Kitap ilgimi çekerek başladı. Sanırım bu kitap farklı dedirtti bana. Çünkü yazar sadece kendi düşüncelerine odaklanmamış bilimsel yazılarla, olaylarla bağdaştırıp kitabını yazmış. Oldukça mantıklı geldi bana bu sistem. Ama okumaya devam ettikçe fikrim değişti ve diğer kişisel gelişim kitaplarından farkı olmadığını gördüm.
Yazar alışkanlıklar konusunu ele almış. Tüm kitap boyunca bu kelime üzerine yoğunlaşıp örnekler vermiş. Evet kitabın başlarında farklı, daha bilimsel ve ikna edici gibi gözüküyordu ama ilerdikçe yazar kendini sürekli tekrar etmeye başladı. Yazdığı şeylerin benzerini tekrar tekrar yazdı. Bilimsellik adı altında bahsetmiş olduğum papağan gibi yazılara döndü kitap. Çoğu kişinin bildiği veya biraz kafa yorsa anlamlandırabileceği düşünceleri edebi cümlelerle süsleyip geçici motivasyon kaynağı oluşturmuş bence. Oluşturduğu bu motivasyon kaynaklarının tamamen kalıplardan oluşması da kişisel gelişim furyasının örneğiydi. Herkes aynı hayatı yaşıyormuş gibi, herkesin aynı standartları, aynı beklentileri, aynı hedefleri varmış gibi davranması da oldukça sinir bozucuydu bence. Netfilxi bırak! Sosyal medyayı bırak! Yazı yaz! Sağlıklı beslen! Egzersiz yap! Çok çalış
Ortaokul yıllarımda kişisel gelişim kitapları okuyordum fakat bir süre sonra her kitap aynı şeyi tekrar ediyormuş izlenimine kapıldım. Okudukça kalıplaşmış motivasyon cümlelerinden oldukça sıkılmaya başlamıştım. İlber Ortaylı gerçekten büyük bir birikim olsa da " Bir Ömür Nasıl Yaşanır?" kitabı beni yoran son kişisel gelişim kitabı olmuştu taki şu zamana kadar.
Atomik Alışkanlıklar kitabı bir anda popüler oldu ve merak ettim. Acaba eskiden okuduğum kişisel gelişim adı altında papağan gibi tekrar yapan yazılardan farklı mıdır diye sorguladım. Böylece yıllar sonra tekrar bu türe şans vererek okumaya başladım.
Kitap ilgimi çekerek başladı. Sanırım bu kitap farklı dedirtti bana. Çünkü yazar sadece kendi düşüncelerine odaklanmamış bilimsel yazılarla, olaylarla bağdaştırıp kitabını yazmış. Oldukça mantıklı geldi bana bu sistem. Ama okumaya devam ettikçe fikrim değişti ve diğer kişisel gelişim kitaplarından farkı olmadığını gördüm.
Yazar alışkanlıklar konusunu ele almış. Tüm kitap boyunca bu kelime üzerine yoğunlaşıp örnekler vermiş. Evet kitabın başlarında farklı, daha bilimsel ve ikna edici gibi gözüküyordu ama ilerdikçe yazar kendini sürekli tekrar etmeye başladı. Yazdığı şeylerin benzerini tekrar tekrar yazdı. Bilimsellik adı altında bahsetmiş olduğum papağan gibi yazılara döndü kitap. Çoğu kişinin bildiği veya biraz kafa yorsa anlamlandırabileceği düşünceleri edebi cümlelerle süsleyip geçici motivasyon kaynağı oluşturmuş bence. Oluşturduğu bu motivasyon kaynaklarının tamamen kalıplardan oluşması da kişisel gelişim furyasının örneğiydi. Herkes aynı hayatı yaşıyormuş gibi, herkesin aynı standartları, aynı beklentileri, aynı hedefleri varmış gibi davranması da oldukça sinir bozucuydu bence. Netfilxi bırak! Sosyal medyayı bırak! Yazı yaz! Sağlıklı beslen! Egzersiz yap! Çok çalış