Nurettin Topçu...
Yazarın tabiriyle "Çağdaş Bir Derviş",benim için modern çağın ötekileştirilmiş filozofu; ilim ve felsefenin idrâkine varamamış sağ kesimin "din düşmanı",sol kesimin "yobaz" olarak yaftalayıp ilimden,felsefeden ve eğitimden sürekli mahrum bırakılmaya çalışılmış siyaset ve partiler üstü kalender bir filozof,tefekkür deryasında muzdarip bir hoca..
Nurettin Topçu'yu tanımaya uzun zaman önce kendi eserlerini okumakla başlamış biri olarak(ki bence öyle başlanmalı) kitap Nurettin Hoca'ya dair başka bir kalemden okuduğum ilk eser. Eserde Topçu'nun çocukluğu ve gençliğinin,genç yetişkinliğinin geçtiği çevrelerle birlikte; eğitim hayatı,Paris ve İtalya yılları,Hareket Dergisi çalışmaları,Milliyetçiler Derneği ilişkileri ile 1960 Darbesi dönemi ve sonrasına uzanan süreç, fikirleri paralelinde verilmeye çalışılmış.Kitaba başlamadan önce kitap yazarına dair herhangi bir bilgim yoktu. Dolasıyla kitabın ilk yarısını aşana kadar biyografik bir esere göre fazla taraflı bulduğum üslûbu ve kaynakça belirtmeden yaptığı alıntı,yorum ve imalar beni biraz düşündürdü. Nitekim ilerleyen sayfalarda yazarın Topçu'ya yakınlığı,Hareket ekibi bünyesinde öğrencisi olması çoğu şeyi kendi gözlemleri ve duyumlarına göre anlatması kaynakçaya ihtiyaç duymamasını açıklıyor sanırım. Nurettin Topçu'nun fikir inşâsında etkileri olan Bergson,Louis Massignon,Paul Molla,Abdülaziz Bekkine ve yer yer Said Nursi gibi birçok isim ile ilgili de bilgiler veren yazar, Topçu'nun fikir ve ruh dünyasının daha iyi anlaşılabilmesi için geniş bir çerçeve çizmeye çalışmış. Bunu yaparken üslûbu akıcı kullanmış olsa da bazı isimleri gereğinden fazla güzelleme yaparak ön plana çıkarmaya çalışırvâri anekdotları,yine yer yer Topçu ile ilgisi olmayan gereksiz detaylar bir biyografik eserde benim tercih