- “..bana hem Katolik hem de Musevi inanç ve ritüelleri aşılandı ve son iki yıldır İslam’ı da inceliyorum. Okumaya devam ettikçe, istisnasız her dinin bir cemaat hissi uyandırdığını, ritüel ve müziği kullandığını ve mucizevi olaylara dair hikâyelerle dolu bir mitoloji geliştirdiğini görmek beni daha da şaşırtıyor. Ve istisnasız bütün dinler, eğer insan önceden belirlenmiş kurallara uygun yaşarsa, sonsuz hayat vaadinde bulunuyor. Dünyanın farklı yerlerinde birbirinden bağımsız olarak ortaya çıkan dinlerin birbirine bu kadar benzemesi kayda değer bir şey değil mi?”
+ “Ne anlatmaya çalışıyorsun?”
- “Anlatmaya çalıştığım şey şu ki Bento, eğer ritüel, tören ve evet, ayrıca batıl inanç da insan doğasına bu kadar derinlemesine nüfuz etmişse, o halde biz insanların bunlara ihtiyaç duyduğu sonucuna ulaşmak meşru olacaktır. ”
+ “Benim bunlara ihtiyacım yok. Çocuklar yetişkinlerin ihtiyaç duymadıkları şeylere ihtiyaç duyarlar. İki bin yıl öncesinin insanları bugünkü insanların ihtiyaç duymadığı şeylere ihtiyaç duyuyorlardı. Bence bütün bu kültürlerde görülen batıl inançların sebebi eski insanların varoluşun esrarengiz bulanıklığı karşısında dehşete kapılmasıydı. Eski insanlar en çok ihtiyaç duydukları şeyi, yani açıklamaları onlara sunacak bilgiden yoksundular. Ve bu eski çağlarda insanlar mevcut tek açıklama biçimine; doğaüstü olana sarılıyorlardı.”