Mehmet SAYGIN

Mehmet SAYGIN
@Sayginmehmet
Yaşıyorum, o sırada bazen okuyorum, spor yapıyorum. Camus, Heidegger ve Hemingway'i severim. Bazen ekşi hesabımdan kopyala yapıştır yaparım.
Puan vermedi·488 syf.··
2026 1. kitabı
varoluşçuluk bir binaysa varlık ve zaman o binanın en sağlam kolonlarından biridir. kitap modern felsefenin yönünü değiştiren ontolojik bir eleştiridir. heidegger felsefenin özünde barındırması gereken ancak tarihsel olarak göz ardı edilegelen temel bir soruyu yeniden gündeme getirir: “varlık nedir?” batı felsefesi, tarihsel düzlemde özellikle de platon’dan itibaren var olanlara odaklanmış, bu var olanların nasıl var oldukları, yani varlıkları meselesi ise giderek unutulmuştur. heidegger, bu unutuluşa seinsvergessenheit* der ve bu durumu aşmak için temeli yeniden inşa etmeye "kalkışır". bu inşa sürecinin merkezinde bittabi, varlığı anlayabilecek ve bu soruyu sorabilecek yegâne varlık olan insan yer alır. heidegger bu varlığa sıradan bir “insan” değil, “orada-oluş” anlamına gelen dasein der. dasein, dünyada bulunan değil, dünya ile ilişkisi içinde varlık bulan, var olan, varlığına ilişkin tasarılarda bulunan bir varlıktır. onun varoluşu yalnızca biyolojik bir gerçeklik değil, anlamla iç içe geçmiş bir ontolojik yapıdır. dasein’in bu anlam yüklü varoluşu, zamansal bir yapı tarafından belirlenir ve bu zamansallıktan bağımsız değildir, olamaz. insan geçmişten gelen bir mirasla şekillenmiş, şimdinin içinde eylemde bulunan ve geleceğe yönelen bir varlıktır. bu üçlü zamansallık, dasein’in kendi olanaklarını kavramasına ve bu olanaklar doğrultusunda varoluşunu gerçekleştirmesine olanak tanır. en temel olanak ise ölümdür. ölüm, heidegger’in ifadesiyle dasein’in “en kendi”, “en son” ve “aşılmaz” imkânıdır. ölümle yüzleşmek, klişe denebilecek bir tabirle bireyin kendi sonluluğunu ve varoluşunun sınırlılığını tanımasıdır. bu tanıma, potansiyel itibariyle kişiyi gündelikliğin rastgeleliği içinden çıkararak sahici bir yaşama yöneltebilir. heidegger’e göre sahicilik*, bireyin kendi
Varlık ve ZamanMartin Heidegger · Agora Kitaplığı · 2008610 okunma
Reklam
Puan vermedi·777 syf.··
2026 7. kitabı
pulitzer ödüllü 1979 tarihli bir tuğla. hem içeriğiyle hem yapısıyla postmodern bir düşünce katedralidir ve disiplinlerarası bir incelemedir. metni anlamak, yalnızca içerdiği konuları değil, yapısal kurgusunu da anlamayı gerektirir. eser biçimsel mantık, bilişsel bilim, müzik teorisi ve görsel sanatları möbius şeridine benzer bir yapıyla iç içe geçirir. temel örgüsü, kendine gönderim* ve sonsuz döngü kavramları etrafında kurulur. düz bir çizgide ilerliyor gibi görünse de, okuru kendi üzerine katlanan düşünsel bir spiral içine çeker. bu anlamda, yapı bakımından hem bir mise en abyme örneği, hem de bir ouroboros yılanıdır. hofstadter kitabın temel mantıksal zeminini, kurt gödel’in eksiklik teoremi üzerine inşa eder. bu teorem, herhangi bir yeterince güçlü biçimsel sistemin, içinde ispatlanamayacak ama doğru olan önermeler barındırmak zorunda olduğunu söyler ki, kitabın ana damarlarından biri de budur: her sistem, kendini ifade etmeye çalıştığında kendi sınırlarına çarpar. hofstadter bu kavramı yalnızca matematikte değil; esere adını veren diğer kişilerden escher’in görsel paradokslarında ve bach’ın müzikal füg yapılarında da izler. tüm bu disiplinler, kendi üzerine dönen, kapalı ama canlı sistemler olarak kendine gönderimsel döngülerle örülüdür. kitabın yapısal özgünlüğünün en belirgin unsurlarından biri her bölüme yerleştirilen alegorik diyaloglardır. achilles, zeno, yengeç ve kaplumbağa gibi karakterlerin felsefi oyunlar içinde yürüttüğü bu diyaloglar, bach’ın müziğindeki füg yapısına anıştırmalardır aslında. tıpkı bir fügdeki tema varyasyonları gibi, bu konuşmalar da kitabın kavramlarını dramatik ve eğlenceli biçimde yeniden işler. kitap bu yönüyle yazınsal bir metin olarak da çok katmanlıdır. diyaloglar birer metakurgu örneğidir çünkü kitap, okuyucuya kendisi
Gödel, Escher, Bach: an Eternal Golden BraidDouglas R. Hofstadter · Basic Books · 199950 okunma
Puan vermedi
Kitap güzel, Heidegger nüveleri de tatlı lakin bir yere varmaz gibi görünen (ve hasbelkader öyle de olan) irili ufkalı metaforlar bir yerden sonra "eee? " dedirtmişti bana. Okuyun ama, sağlam kitaptır. Oruç dedeyi rahmetle anıyorum.
UzakOruç Aruoba · Metis Yayıncılık · 20203,922 okunma