"Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe." sözüne tav olup herkesin hemen aldığı aşırı abartılmış olan kitap...
Yazar; hiç bilmediğimiz, tanımadığımız babasının kullandığı ilaç isimlerine, hastalıklarının adına, yediği içtiği her şeyin tüm detaylarına kadar değinmeyi ihmal etmemiş ama iki mühim şeyi de unutmuş: edebi olmak ve hissiyatı vermek. Ayrıca"Zaman Sığınağı" adlı kitabında karşılaştığım sıkıntı burada da vardı. Daldan dala atlayarak kopuk bir kurgu ile anlatma.
Yazarın anlatımına bakarsak şimdi babasının içtiği suya, yediği mandalinaya kurban oluyor. Keşke zamanında kıymetini bilip çokça vakit geçirseydi de aile içinde bile okuyanları sıkacak, gereksiz bulacakları bu anı kitabını yazıp vicdan rahatlatmak zorunda kalmasaydı. Yazardan okuduğum ikinci ve son kitap olarak kalacak. Çünkü son sözde kendinin de belirttiği gibi "hayati ve hafif" bir tarzı var ve gerçek edebiyat severlerine hitap etmiyor.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,4bin okunma
Malodot ve eşi bir partiye gitmek üzere yola çıkarlar ve karşılarına bir geyik çıkınca kaza geçirirler. Ölümün ilk ve yaşamın son durağı denilebilecek arafta gözünü açan Malodot, eşini ve hayatını geri kazanmanın yollarını arar. Burası hayatını tıpatıp aynı şekilde baştan yaşamaya gönüllü olanları "yaşama bağımlılığı"ndan kurtarmak için kurulmuş bir rehabilitasyon merkezidir.
Kara mizah türünde, filtresiz bir anlatımı var. Kimi yerde güldürürken kimi yerde de derin felsefik düşüncelere sevk etti. Ölümün herkes için var olması eşitliği sağlarken, yaşamlarımızın bu kadar farklı olmasının adaletsizliği üzerinden politik ve toplumsal eleştirilerin yer alması yoğun ve anlamlı bir metin okumamı sağladı.