Çünkü insan denen mahlukun en önemli niteliklerinden biri unutmaktı. İyiliği de, kötülüğü de, acıyı da, mutluluğu da, korkuyu da, sevinci de unuturdu. O yüzden aynı hataları tekrarlardı. Evet, işte böylesine aptal bir canlıydı insan.
Kendisinde yıllardır huzur diye bir şey kalmamıştı ama bu son aylarınki dayanılır gibi değildi. Tadı şöyle dursun, artık manası bile kalmayan bu hayattan ayrılmak istiyordu.
- Şeref! diye seslendi.
Cevap yoktu. Hiç ölüler konuşur muydu ki cevap bekliyordu? Bu gece onunla konuşmaya her zamandan daha çok ihtiyacı olduğu için yeniden seslendi:
-Şeref!