Deneyim denilen şeyin ahlaki bir değeri yoktu. Deneyim, insanların yanlışlarına verdikleri isimdi. Ahlakçılar kural olarak, deneyimi bir tür uyarı biçimi olarak görmüş, karakterin şekillenmesinde etik açıdan faydalı olduğunu öne sürmüş ve onu bize neyi yapıp neyi yapmayacağımızı göste ren bir şey olarak yüceltmişlerdi. Fakat deneyimin harekete geçirme gibi bir gücü yoktur. Rolü neredeyse vicdanınki ka dar azdır. Deneyimin bize gösterdiği tek şey şudur; geçmişi miz neyse geleceğimiz de o olacaktır ve geçmişte tiksinerek işlediğimiz günahları gelecekte defalarca, hem de mutluluk duyarak işleyeceğiz.
Ozan:
Kendi çaresizliklerine terk edilmiş insanlar çıkış yolu ararken yalnız kalmış ve verdikleri savaşı kaybetmişlerse, artık onlar için sadece iki yol vardır: Ya kendileri gibi dipsiz kuyulara düşenlere el uzatmak ya da yakınlarını da aynı kuyuya çekmek...
Bazen sakınmamız gereken tehlike kuyu değil, kuyunun içindekilerdir.