Üstüne düşüyorsun sürekli. Düştükçe o çiçek dışa değil, içe doğru büyüyor. Kendinde büyütüyorsun o ilişkiyi. İçinde, karşındaki insanın dışında bir varlık yaratıyorsun ve olmayan bir şeye aşık oluyorsun. Sonra işte hayatımıza giren insanları oldukları formun dışında, bizim zihnimizde ve ideamızda yarattığımız başka bir karaktere bürüyerek aşık oluyoruz.
Sercan: Hani derler ya: "Beğendiğin bedenlere hayal ettiğin ruhu koyup aşık olduğunu zannediyorsun. "
Ozan: Böyle bir aşka rastlamak mı yoksa bulduktan sonra onun ate- şinden sağ çıkabilmek mi daha zor, bilemedim.
Sercan:
Karanlık bir yerde bul beni sevgilim, günün aydınlığında bü tün yüzler aynıdır.
Aşkım da değişebilir gerçeklerim de
Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yangelmişim diz boyu sulara
Hepinize iyiniyetle gülümsüyorum
Hiçbirinizle dövüşemem
Benim bir gizli bildiğim var
Sizin alınız al inandım
Morunuz mor inandım
Ben tam kendime göre
Ben tam dünyaya göre
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız