Kafeler 17. yüzyıldan itibaren İngiltere'de dünya meselelerinin aşırı derecede özgür, hatta radikal bir biçimde tartışıldığı toplanma yerleriydi. O kadar ki, 1654'te Cromwell bütün bu 'başkaldırı yerlerinin' kapatılmasını emretmişti ama boşuna. Çok geçmeden insanlar toplumun sorunlarını bir kahve fincanın etrafında tartışma alışkanlığına geri döndüler.