Bir kimsenin ölümünden sonra, hiçliğin bu geri tepmesini kavramak ve inanmaya katlanmak o kadar zordur ki, ortalığa daima şaşkınlık gibi bir şey yayılır.
Ama, ben, sana her şeyimi verirdim, her şeyimi satardım, bir gülüş, bir bakış için, bana bir "Teşekkür ederim!" demeni işitmek için, ellerimle iş görürdüm, sokak ortasında dilencilik ederdim.
Bir yerlerde kuvvetli ve güzel bir insan, hem coşkunluk, hem de incelikle dolu kıymetli bir varlık, bir melek kılığı altında bir şair kalbi, gökyüzüne şairane düğün destanları söyleyen tunç telli bir rebap bulunsaydı, onunla tesadüfen niçin karşılaşmamalıydı?