NIC

Hilafetin korunması arzusu
Hilafetin korunmasında dini ve siyasi çıkar bulunduğunu zannedenlere cevap.. ..Büyük Millet Meclisi Hilafet’i kadırdığı zaman, din bilginlerinden Antalya Milletvekili Rasih Efendi, Kızılay adına, Hindistan’da bulunan bir kurulun başkanlığını yapıyordu. ..Mısır’a uğrayarak Ankara’ya döndü. .. gezdiği ülkelerdeki Müslüman halk benim (M.Kemal) halife olmamı istiyormuş..Yetkili İslam kurulları ..Rasih Efendiyi bunu iletmek için vekil etmiş.. Rasih Efendiye..dedim ki: “Zatıaliniz, din bilginlerindensiniz, Halife’nin devlet başkanı demek olduğunu bilirsiniz. Başlarında kralları, imparatorları bulunan halkların bana ulaştırdığınız dilek ve tekliflerini nasıl kabul edebilirim. Kabul ettim desem, buna o halkların başındakiler razı olur mu? Halife’nin emir ve yasakları yerine getirilir. Beni halife yapmak isteyenler, emirlerimi yerine getirebilecekler midir? Durum böyleyse anlamı ve fonksiyonu olmayan asılsız bir sıfatı takınmak gülünç olmaz mı?” Efendiler, açık ve kesin olarak söylemeliyim ki, Müslümanları, hâlâ bir halife korkuluğu ile uğraştırıp aldatmak gayretinde bulunanlar, yalnız ve ancak Müslümanların ve özellikle Türkiye’nin düşmanlarıdır.
Sayfa 668·Kitabı okudu
Reklam
Cumhuriyetçi geçinenler..
Efendiler,.. Gelecek kuşakların, Türkiye’de Cumhuriyet’in ilan edildiği gün, ona en insafsızca saldıranların başında, “Cumhuriyetçiyim” diyenlerin yer aldığını görerek asla şaşıracaklarını sanmayınız! Aksine, Türkiye’nin aydın ve Cumhuriyetçi çocukları, böyle Cumhuriyetçi geçinmiş olanların gerçek düşüncelerini tahlil ve tespitte hiç de kararsızlığa düşmeyeceklerdir.
Sayfa 650·Kitabı okudu
Para ve Ordu..
Yalnız, ben ordumuzun varlık ve kuvvetini paramıza göre ayarlama görüşünü kabul edenlerden değilim. Paramız vardır, orduyu kurarız, paramız bitti Ordu dağılsın.. benim için böyle bir mesele yoktur. Efendiler para vardır veya yoktur, ister olsun ister olmasın, Ordu vardır ve olacaktır. Para olacak, ordu olacak ve bu millet bağımsızlığını kurtaracaktır..
Sayfa 516·Kitabı okudu
Soru
Efendiler, dünya imtihan meydanıdır. Türk Milleti, bunca yüzyıllardan sonra yine bir imtihan, hem de bu defa en çetin bir imtihan karşısında bulunduruluyordu. İmtihanda başarı sağlamadan, bize karşı lütufkarca davranılmasını beklemek doğru olabilir miydi?
Sayfa 505·Kitabı okudu
Güç ve yeteneğin ispat zorunluluğu
Memleketimizde bulunan düşmanları silah gücüyle çıkarmadıkça, gösterebileceğimiz milli varlık ve gücümüzü fiilen ispat etmedikçe, diplomasi alanında ümide kapılmanın doğru olmadığı yolundaki inancımız kesin ve daim idi.. ..bir tek fert için olduğu gibi, bir millet için de güç ve yeteneğini fiili eserlerle gösterip ispat etmedikçe kendisine değer verilmesini ve saygı gösterilmesini beklemek boşunadır.. Güç ve yetenekten yoksun olanlara değer verilmez. İnsanlığın, adalet ve mertliğin gereklerinin yerine getirilmesini, bütün bu vasıflara sahip olduğunu gösterenler, isteyebilir.
Sayfa 504·Kitabı okudu
Reklam