Hilafetin korunmasında dini ve siyasi çıkar bulunduğunu zannedenlere cevap..
..Büyük Millet Meclisi Hilafet’i kadırdığı zaman, din bilginlerinden Antalya Milletvekili Rasih Efendi, Kızılay adına, Hindistan’da bulunan bir kurulun başkanlığını yapıyordu. ..Mısır’a uğrayarak Ankara’ya döndü. .. gezdiği ülkelerdeki Müslüman halk benim (M.Kemal) halife olmamı istiyormuş..Yetkili İslam kurulları ..Rasih Efendiyi bunu iletmek için vekil etmiş..
Rasih Efendiye..dedim ki: “Zatıaliniz, din bilginlerindensiniz, Halife’nin devlet başkanı demek olduğunu bilirsiniz. Başlarında kralları, imparatorları bulunan halkların bana ulaştırdığınız dilek ve tekliflerini nasıl kabul edebilirim. Kabul ettim desem, buna o halkların başındakiler razı olur mu? Halife’nin emir ve yasakları yerine getirilir. Beni halife yapmak isteyenler, emirlerimi yerine getirebilecekler midir? Durum böyleyse anlamı ve fonksiyonu olmayan asılsız bir sıfatı takınmak gülünç olmaz mı?”
Efendiler, açık ve kesin olarak söylemeliyim ki, Müslümanları, hâlâ bir halife korkuluğu ile uğraştırıp aldatmak gayretinde bulunanlar, yalnız ve ancak Müslümanların ve özellikle Türkiye’nin düşmanlarıdır.