Bir yıl oldu ama hala dün gibi hatırlıyorum yağmur yağıyor hava buz gibi dışardayız ayağımda çorap yok mont yok soğuktan titriyordum feryatlar bağırışlar yardım çığlıkları hala kulaklarımda çınlıyor
Sabaha karşı gece 4 suları bir çığlık kopuyor ama sen uyku sersemisin.Önce hafif bir sarsıntı ile başlıyor.Her zaman ki ufak sarsıntı sanıyorsun geçer diyorsun hala yataktasın.Herkes o an dışarı çıkmış.Sen içerde teksin.Seni dışarda sanıyorlar ama sen hala içerdesin.Yataktan fırlıyorsun ama çok geç ikinci sarsıntı çok şiddetli duvardan duvara vuruyor seni ayakta zor duruyorsun.Zaman ölüme akıyordu sanki.İnsanlığın tüm sıfatları yerle bir oluyor.Geriye aciz bir insan kalıyor.Ufak sıyrıklarla atlatıyorsun.Haline şükrediyorsun.İlçe merkezine gidiyorsun şehir diye bir şey kalmamış.İkinci travmayı yaşıyorsun Çığlıklar enkazlardan gelen yardım edin haykırışları.Çok kötü.Sonra Arkadaşlarımızın,hocalarımızın gelen ölüm haberleri.Her günü yarın ölecekmiş gibi yaşayalım.Kibrimizden arınalım.İnsan kalalım.İyilik iyidir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şimdi zavallı Ferhat’ı daha iyi anladım. Böylesi bir güzelliği her gün görüp sonra da ondan sonsuza dek ayrılmak zorunda kalmak! Bu cehennem azabı değil de nedir?