Biz kendi şişkin, hem şişirdiğimiz hem de şişirilen egolarımızı södürmedikçe, havasını indirmedikçe, birbirimizle konuşmaya değil, sadece kendimizi anlatmaya devam edeceğiz.
Demek ki öncelikle egolar söndürülmelidir. Bu da ancak tüketim histerisinin körüklediği sonsuzluk vehminden kurtulmakla olur.
Anlamak, karşımızdaki kişinin varlığının gerekçelerini, salt o andaki halini değil, o ana kadarki, o anda onu öyle kılan bütün geçmişi de kavramak demektir.