1518, Strazburg Dans Vebası/ KİTLESEL HİSTERİ VAKASI
O zaman Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu'na bağlı olan Strazburg'da bir gün Frau Troffea adinda bir kadın aniden dans etmeye başladı. Eşi ve çocukları onu durdurmaya çalışsa da kimse ona engel olamadı. Yemiyor, içmiyor, tuvalete bile gitmiyor yalnızca dans ediyordu. Zamanla bu dansa bir çok insan katılmaya başladı. İnsanlar ortada hiçbir sebep yokken sürekli dans ediyorlardı, ne yorgunluğu ne açlığı ne de tuvalet ihtiyaçlarını umursuyorlardı. Kadınlar elbiselerinin altından yerlere, erkeklerde pantolonlarına tuvaletini yapıyordu. Yemek yememekten ve aşırı hareketten çok zayıf kalmışlardı. Yaklaşık bir ay süren dans vebası insanları kalp krizi ve su kaybından ölümlerine yol açtı. Yaklaşık 400 kişi vefat etti. Dönemin ne siyasetçileri ne de din adamları buna çözüm bulamıyordu. O dönemin insanları, demonolojik bir bakış açısı sergileyerek bunun şeytandan kaynaklandığını düşündüler. Ama bir gün bir papaz da bu dansa katılınca bu fikirden vazgeçildi. Çünkü şeytan papazları kandıramazdı. Daha sonra bunun Aziz Vitus laneti olduğuna kanaat getirdiler. Ama bugün görünen o ki bu bir kitlesel histeri vakasıydı. Sefalete ve dinin baskılarına dayanamayan halkın psikolojisi bozuldu.
İşte Jean Teulé de bu kitabında bize bu salgını kurgusallaştırarak ve provokatif bir dil kullanarak dini ve sistemi eleştiriyor. Bolca Türklerin adını duyacağınız bu kitabı severek okuyacağınızı düşünüyorum. İntihar Dükkanı kitabında bir çok intihar eden ünlüyü öğrenmiştim bu kitapta birçok halk dansı öğrendim. Ayrıca Luther'den de oldukça söz edilmiş. Ben de bir an önce Doksan Beş Tez'i İş Bankası Kültür yayınlarından okumayı düşünüyorum. Buna ek olarak şu bilgiyi de veriyor yazar; bu dans vebasından 54 yıl sonra Aziz Bartalay Yortusu Katliamı
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
“Kadınlar yüzyıllardır, karşısındaki adamın yansımasını iki misli büyük gösteren, büyülü ve hoş bir ayna vazifesi görmüştür. (…) Kadın gerçeği söylemeye başlarsa, aynadaki adam küçülür; hayata uygunluğu azalır. Kahvaltıda, akşam yemeğinde kendini olduğundan en az iki misli büyük görmezse, hüküm vermeyi, yerlileri uygarlaştırmayı, kanun yapmayı, kitap yazmayı, şölenlerde şık kıyafetler içinde nutuk çekmeyi nasıl sürdürebilir?”