Ateşin ziyaret ettiği sokaklarda yaşanan "mahşer mi hakikat mahşer"dir; halk âdeta yeryüzüne inivermiş cehennemi dünya gözüyle seyreder.
Yangın önlenemez bir hızla ilerlemektedir. Bu yüzden cuma namazı kılınamadığı gibi Şeyhülislam İshak Efendizâde Mehmed Şerif Efendi halkın oruç bozabileceğine dair fetva verir.
Bir şair için herkes tarafından anlaşılmayı ve beğenilmeyi de bir kusur olarak gören Gâlib, bu fikrini "Âfet bana i'tibar-ı âmme" mısarıyla açıklayarak, "Şöhret afettir" sözünü bir çeşit estetik ilkesine dönüştürüyordu.
Varlıkta değişme ve yenilenme varsa sözde de olmalıydı. Zira kullarına söz feyzini ihsan eden Allah feyyâz-ı sübhândır ve feyz-i sühan sonsuzdur, önceden gelenler tarafından tüketilmiş olması ve kendilerine söz feyzi ihsan edilmiş olan şairlerin söylenmişi tekrar söylemeleri düşünülemezdi.