"...size düşünecek olanın düşüneceği kadar ömür vermedik mi?!.."
İnsanın hayat yolculuğundaki arayışı fıtrîdir. Arayışın kendisi yoldur aslında. Düşünce, o yolu aydınlatan rehberdir. Doğru düşünce kalbe istikamet verir. Kalp de aradığını bulmak için bir yol çizer kendine.
Siddhartha'nın arayış hikayesi bir nehrin etrafında geçer. Siddhartha nehirden karşıya geçer, üzerinde kayıkla yolculuk yapar. Nehrin söylediklerini dinler.
Ama nehre hiç düşmez!
Ya düşseydi!...
Nehirle kurduğu bağ muhtemelen bambaşka bir boyutta olurdu!..
***
Hazzın doyum noktası son sınıra ulaştığında ruhun da açlık sınırı son noktasına gelmiş demektir. Her şey zıddıyla kâimdir. Siddhartha bu gelgitlerle benliğinden sıyrılma yollarını arar.
Yol ayrımları benlikten sıyrılmanın en önemli adımlarındandır.
Siddhartha'nın ilk yol ayrımı ise yol arkadaşı Govinda iledir.
Siddhartha yol arkadaşıyla yolları ayrıldığında dostunun elinden alındığını bununla birlikte kendisinin yine kendine bağışlandığını düşünür...
Yukarıya aldığım ayet Fâtır sûresinin 37. ayeti.
Allah, düşünecek olanın düşüneceği kadar ömür ve fırsat verir herkese. İnsan bu fırsatı ya değerlendirir ya da zevk ve heveslerinin peşinden gider.
Her yolculuk inişli çıkışlıdır.
Siddhartha'nın yolculuğu da öyleydi...
Bu yolculukta Siddhartha'nın ulaştığı, kendi hakikati miydi, yoksa gerçek hakikat mi?..