Livaneli'den okuduğum ilk kitap olur kendileri. Lakin asla son kitap olmayacak.
Kitabı bitirdiğimde kendime çok kızdım, neden daha önce okumadım diye.
Anlatımı gerçekten çok çok iyi. Kitabın özellikle ilerleyen kısımlarında ruhum öylesine daraldı ki öyle bir huzursuzluk hali geldi ki, gerçekten dedim gerçekten bu kitap adını çok hak ediyor.
"Ben bir insandım..." Okuduğum günden beri aklımdan bir an olsun çıkmayan cümle. Canımı öyle yaktı ki yaşanan olaylar, karakterler karşıma çıksa sarılıp ağlardım... İşin en can alıcı kısmı ise kitapta yaşanan olayları günümüz dünyasında da gerçekten yaşayanlar olduğunu bilmek oldu.
Benim gibi bir cahillik edip Livaneli ile tanışmadıysanız lütfen bir an önce okuyun. Daha önce okudunuz ama Huzursuzluk kitabına henüz şans vermediyseniz de asla ertelemeyin. Okuduğum tüm kitaplar arasında en çok canımı yakan ve bu kadar kısa bir hikaye olmasına rağmen aklımı en çok meşgul eden kitaptı. Okuyun okutun
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,6bin okunma
"Kişisel gelişmeyin toplumsal gelişin."
Kitabın özet cümlesi olarak bunu söylebilirim. Söylenmesi kolay da olsa uygulamada baya zor bir cümle.
Kitap boyunca toplumsal bir eleştiri görüyoruz. Her meslekte her alanda verilen örnekler ile süreç içerisinde neydik ne olduk dedirtiyor. İçerisinde bolca iyi örnek de var kötü örnek de. Artık okuyucu hangi kısmını üzerine alınırsa...
Yazar öylesine korkusuz ve net bir dil kullanmış hatta üst mevkileri rahatsız edecek öyle örneklere yer vermiş ki okurken "Silivri de soğuktur şimdi" demeden geçemedim. Açıkçası Ahmet Şerif'in bu korkusuz yönü en sevdiğim özelliklerinin başında geliyor olabilir.
Çok kolay okunan ama çok ağır dersler içeren bir kitap. Herkes okumalı, okumalı ki dersler çıkarsın, okumalı ki mesleğini hakkı ile yapıp topluma katkı sağlasın, böylece toplumsal gelişelim...
"Bu ülkede üç şey bir araya gelmedi.
Politika, dürüstlük ve akıl.
Adam hem politikacı hem akıllıysa, dürüst kalmadı.
Politikacı ve dürüstse, akıllı kabul edilmedi.
Akıllı ve dürüstse de politikaya girmedi."