Şebnem

Gidişini seyrediyorum. Midem kor haline gelmiş gibi yanıyor, tırnaklarımın battığı yerlerde avuçlarım sızlıyor. Bu adamı tanımıyorum, diye düşünüyorum. Onu daha önce hiç görmedim. Ona duyduğum hiddet kan kadar sıcak. Akhilleus’unasla affetmeyeceğim. Çadırımızı yerle bir ettiğimi, liri kırıp parçaladığımı, kendimi karnımdan bıçaklayıp kanlarım boşalarak öldüğümü hayal ediyorum. Yüzünün keder ve pişmanlıkla dolmasını arzu ediyorum. Tanıdığım çocuğun yüzüne inmiş olan soğuk taş maskeyi parçalayıp atmak istiyorum.
Sayfa 283
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mucizevi ve ışıl ışıl olmadığı takdirde kim olurdu? Kaderinde şöhret yoksa ne olurdu? “Ben aldırmazdım,” dedim. Kelimeler aceleyle yuvarlanmıştı ağzından. “Neye dönüşürsen dönüş umurumda olmazdı. Benim için fark etmezdi. Bir arada oluruz.”
Sayfa 166
Diodemes, “ona karısını sorun,” dedi. “Karısı hakkında konuşmaya bayılır. Onunla nasık tanıştığını duymuş muydunuz? Odysseus’un anlatmayı en sevdiği hikayedir”
Sayfa 156
Yalnız kalmanın nasıl bir şey olduğunu biliyordum. Sen yalnızken başkasının iyi talihinin nasıl diken gibi battığını da.
Sayfa 145
Onun için yas tuttuğum uzun günleri, kupkuru toprağı gagalayan kuşlar gibi havayı tutan boş ellerimi düşündüm
Sayfa 135