"Yapmacıklık elimden gelmez benim. Boğulmak üzere olan bir düşmanımı kurtarmak için kendimi suya atarım, ısınması için paltomu veririm; kısacası, onu bağışlarım, ama bana ettiği hareketi unutmam."
HONORE DE BALZAC
Çaresiz çıkılacaktır o yolculuklara
Ki bir ömrün karşılığıdır serüvenler
Biraz da serüvendi yaşamak
Belki yatkındı büyük yolculuklara
Ki serüvenler daima büyük aşklar
Ve büyük yolculuklarla başlar
Anıları aşkları ve bir kenti
Bırakıp gidebilirdi apansız
Apansız başlardı yolculuklar
Hangi saatinde olursa günün
Ve hep kar yağardı nedense
Durmadan kar yağardı yol boyunca
Ve nasılsa yok olup giderdi hüzün
Kent görünmez olunca arkada
Ne bir veda sözcüğü dökülürdü dudaklarından
Ne de dönüp bakardı geriye bir kez olsun
Ne zaman yollara düşse biterdi acılar
Gül yüzlü sular fışkırırdı toprağın karnından
AHMET TELLİ
İSKENDER:Dünya iki şeyin üstündedir: Kılıç ve kalem. Kılıç kalemin altındadır. Kalem öğretmenlerin sermayesidir. Uzak ve yakında bulunan bütün insanların görüşü, onunla bilinir. İnsanm zamanı dardır. Kitaplara bakmazsa olgun bir akla sahip olamaz. Çünkü insan ömrü bellidir. Yine şurası da bir gerçektir: İnsan kalbinde her şeyi muhafaza edemez. Kılıç ve kalem bütün eşyada hakimdir. Şayet kılıç ve kalem olmasaydı dünya ayakta kalmazdı.
İMAM GAZALİ
Kitabı kısa süre içinde okudum. Akıcı bir uslubla yazılmış. O dönemde yaşananlar beni bir kere daha utandırdı. Bir an okuyamacağımı düşündüm benim okurken katlanamadığıma Boşnak halkının yaşarken nasıl katlandığına üzülerek şahit oldum İnsanların yaşadıklarıkları ve kendilerini bir başına hissetmeleri gerçekten çok üzücü. Söylenecek çok şey var aslında. Umarım böyle katliamlar bir daha yeryüzünde yaşanmaz. Vicdanlı toplumların çoğalması ve din, dil, ırk yüzünden insanların hiç ölmemesi dileği ile...