Kitap çok saçma ve son derece vakit kaybıydı. Bunu biraz açalım; bilim kurgu desem değil, korku desem değil, gerçeklik üzerine yazılmış desem değildi. Okurken “ Acaba çocuk kitabı mı okuyorum” diye düşündüğüm çok oldu. Çünkü karşılıklı konuşmalar çok sığ ve yüzeyseldi. Sanki ilkokula yeni başlamışım da Cin Ali serisini okuyorum gibi geldi. Öfleye püfleye bitirdim ama zannedilmesin ki bitirmeye değer bir kitap. Bu sadece benim “Başladığın işi bitir” dememle alakalı bir şey.
Zaman bana da bir nehir gibi geliyor. O nehirde yüzüyorum. Sular akıyor ama hangi damla arkamda, hangisi önümde; nehir mi daha hızlı akıyor, ben mi; su öne mi geçiyor, arkamda mı kalıyor anlayamıyorum. Gerçek olan tek şey sonsuz bir akış.
ZÜLFÜ LİVANELİ
YEPYENİ, BAMBAŞKA BİR GERİLİM
Boston’da yaşadığı trajik bir olay, yemek kitapları yazan Ava’yı ıssız bir sahil kasabasına sürükler. Burada kiraladığı 19. yüzyıldan kalma muhteşem malikânede hem kitabını yazabilecek hem de geçmişindeki hayaletlerden kurtulacaktır. Ancak hiçbir şey Ava’nın planladığı gibi gitmez, çünkü malikânede başka biri daha yaşamaktadır: 1875 yılında ölen, malikânenin ilk sahibi Kaptan Brodie! Kaptan Brodie’nin varlığı, Ava’nın akıl sağlığını sorgulamasına yol açsa da, geceleri kaptanın gelmesini sabırsızlıkla beklemektedir artık. Aynı zamanda hem sevecen hem de cezalandırıcı olan kaptan, tam da Ava’nın ihtiyacı olan şeyi sunmaktadır genç kadına. Malikânede kendisinden önce yaşayan kadınların başına gelenleri öğrenen Ava için tehlike çanları çalmaya başlasa da oradan ayrılmayı göze alamaz, çünkü kendi geçmişi çok daha fazla korkutmaktadır onu.
Gece GelenTess Gerritsen · Doğan Kitap Yayınları · 20191,578 okunma