Oğuz Atay gibi yazmış yazar, çoğu cümle bir birinden bağımsız ama ana tema bir aşk kaygısı. Tuhaf bir kitap. Belki 50 yıl sonra Oğuz gibi kıymeti bilinir.
11 yaşında lösemi hastalığına kapılan ve hastalığı yenen küçük bir kızımızı anlatıyor. Okurken salya sümük ağladım. Donör olmak, kök hücre vermenin ne kadar önemli olduğunu değinilmiş, yarın ilk iş kök hücre vereceğim. Yayınevi kitabın gelirini lösev tarzı yerlere bağışlamış. Mutlaka okuyun, okutun. Destek olalım.
Değişik bir üslüpla yazılmış, sürükleyici. Akılda Kalıcı güzel cümleler var. Başladığınızda gerisi hızlıca geliyor, kitap akıyor. Bir kadının gözünden kısaca hayata tutunma çabası diyebiliriz. Kaleler yıkılıyor ama kadın mutlaka bir yenisini kuruyor
Kitabın tamamını okuyunca insanın aklında deli sorular oluşuyor, bu tarz yazılmış eser maalesef çok yok. Kaliteli kitap, kaliteli içerik. Kütüphanemin baş köşesinde yerini aldı.
Şahsen çok iyi bir kitap olduğunu düşünüyorum. Tam bir klasik mutlaka kütüphanemizde olması gereken eserlerden. Hayvan çiftlğini yazarken George Orwell etkilenmiş bu kitaptan.