ŞÖVALYE: Bakın; girdi!... Girdi, lanet olası Tanrı!... Düzüş! Đşte
şeytanın kız bozması... Kanına bakın nasıl da akıyor!
EUGENĐE: Haydi, acımasız herif!... Haydi, yırt beni istersen şimdi,
aldırmıyorum!... Düz beni cellât, düz beni, tapıyorum sana!... Ah! Đçerde
olduktan sonra bir şey değil artık: Tüm acıları unuttum... Böyle bir
saldırıdan ödü patlayan genç kızların vay haline!... Küçücük bir acı için
ne büyük zevkleri reddediyorlar!...
ŞÖVALYE: Dilediğin kadar bağır küçük sürtük, girmesi gerektiğini
söyledim sana, bin kere gebersen de girecek!
EUGENĐE: Bu ne barbarlık!
DOLMANCE: Ah! Düzüşün! Sik kalktığında zevkli, değil mi?
ŞÖVALYE: Bakın; girdi!... Girdi, lanet olası Tanrı!... Düzüş! Đşte
şeytanın kız bozması... Kanına bakın nasıl da akıyor!
EUGENIE: Oh! Öleceğim, çaresiz... Ama düzülmek için duyduğum
ateşli arzu hiçbir şeyden çekinmeden her tehlikeyi göze aldırtıyor bana...
Haydi, gir sevgilim, kendimi sana bırakıyorum.