Halil Cibran'ın geçen senelerde iki kitabını okumuştum o sıra elimde kırık kanatlar da bulunuyordu. Fakat ilk iki sayfasını okuyunca sıkılıp bıraktığımı hatırlıyorum. Bugün bu kitaba başladığım zaman o zamanlar bunu neden yaptığımı anlayamıyorum. Halil Cibran'ın şiirsel dili birden çekiyor kendini üzerine biraz da doğunun büyüleyici havası da eklenince tadından yenmiyor. Hikâye biraz eski zamanın abartılı ve coşkulu duygular yaşanan Türk filmleri tadı bıraksa da bayağı gelmiyor. Beyrut'ta amansız bir aşk hikayesi. İlk sayfalarında kendini ele veren umutsuz ama çok dolgun, taşan bir aşk, karşınızda bütün güzelliğiyle, kederiyle sizi büyüleyen Selma Karamy... Daha ne olsun. Kitap uzun sürmüyor fakat yaşadığınız deneyim kitabın sayfa sayısına kıyasla uzun sürebilir. Şunu şöyle yapsalardı, böyle olsaydı daha iyi olurdu , neden buna mahkûm ettiler kendilerini vs. diyip durursunuz. Bugüne kadar inceleme yazmamıştım. İnceleme yazmayı daha önceden de birkaç kitap için istesem de Kırık Kanatlar'a kısmetmiş. İyi okumalar