🕊Kişisel olarak İkinci dünya savaşı öncesinde Almanya merkezli, yahudilerin yaşanmış olduğu olayları işleyen kitapları hiç sevmem. Zira bana yer yüzünde başına bu tür olayların sadece yahudilerin başına gelmiş gibi lobi yapılması bunun en önemli nedenlerinden biridir. Kitabı okumaya başladığımda da açıkçası bu ön yargı ile başladım. Ancak bambaşka bir kitap okudum ve çok sevdim.
🕊 Elsa ve Gerhard yahudi olmaları gerekçesiyle Almanya’dan olaylar başlamadan kaçarlar. Birazda şans yardımıyla yeni kurulmakta olan Türkiye Cumhuriyet’inde yaklaşık 30 profesör arkadaşı ile iş bulurlar.
🕊 Bu hem kendileri hem de ülke için gerçekten büyük bir şanstır.
🕊 Gerhard çeşitli zorluklarla karşılaşmasına rağmen pes etmez. Oğlu Peter Alman vatandaşlığını seçerken kızı Susanne kendimi Türk gibi hissediyorum “ Ben Atatürk’ün kızıyım” diyerek Türk Vatandaşlığına geçer.
🕊 Yıllar geçip genç bir kız olduğunda ise çocukluk aşkı Demir ile 6-7 Eylül olayları esmasında birbirlerine açılarak bir bilenme kararı alırlar.
🕊 Suzan’ın annesi babası yahudidir ama kendisi herhangi bir dine mensup değildir. Zira namaz da kılar sinagog’a da gider.
🕊 Demir ile okuyacaktık evlilikleri çok güzel gitse de ülke hiç iyi günlerde değildir. Kızları sude henüz küçükken İngiliz büyükelçiliğinin bombalanamsı sebebiyle Üniversitesi’deki herkesin ifadesi alınır ve Suzan ile Demir’de öğretim olduğu İçin 4 gün göz altında kalır.
🕊 Sude büyüyüp genç bir kız olduğunda ise ilk şoku Yaşar. Hoşlandığı çocuk yahudi olduğunu öğrenir ve birden geri çekilir. Üstelik ailesi de tam bir Hitler hayranıdır. Sude her ne kadar müslüman ve Türk olduğunu söylese de pek bir anlam ifade etmez.
🕊 Sude bu ruh hali içerisindeyken Korhan ile tanışır. 6 sene beraber yaşarlar Side’de daha sonra ayrılırlar. 10 sene sonra tekrar bir araya