Dünya bana biraz gürültülü, biraz keskin, biraz aceleci geliyor. Oysa ben gölgeli köşeleri, sakin odaları seven bir iç mekân bitkisiyim. Belki de bu yüzden kafamda hep bir ev taşıyorum, nereye gidersem gideyim içimdeki odalara sığınıyorum. Dışarının ışığı güçlü olabilir ama ben yine de perdeleri kapatırım çünkü en çok kendi içimde aydınlanırım. Ve bu bir kaçış değildir, bazen insan sadece dünyasını loşlaştırmak isteyebilir.
Ot Dergi - Sayı 146 (Ocak-Şubat 2026)