öğretmenhanımkız

öğretmenhanımkız
Sürüklendiğim o gürültülü dünyadan, kitapların asude inzivasına iltica ettim. Cemil Meriç Seda &Alp
Puan vermedi·256 syf.·
2026 13. kitabı
Gary Chapman ve Ross Campbell’in Çocuklar İçin 5 Sevgi Dili adlı kitabı, her çocuğun sevgiyi algılama ve hissetme biçiminin farklı olduğunu vurgulayan bir ebeveynlik rehberidir. Kitapta çocukların sevgiyi beş temel yolla algıladığı belirtilir: "Onay sözleri, nitelikli zaman, hediye alma, hizmet davranışları ve fiziksel temas." Ebeveynler sevgiyi kendi bildikleri şekilde değil, çocuğun anladığı dilde gösterdiğinde çocuk kendini daha güvende ve değerli hisseder. Yazarlar, birçok davranış probleminin sevgi eksikliğinden değil, sevginin yanlış ifade edilmesinden kaynaklandığını savunur. Sevgi ile disiplinin bir arada yürütülmesi gerektiği vurgulanır ve çocuğun duygusal ihtiyaçlarının doğru şekilde karşılanmasının özgüven, sağlıklı kişilik gelişimi ve güçlü ebeveyn-çocuk ilişkileri için temel olduğu ifade edilir.
Çocuklar için Beş Sevgi DiliGary Chapman · Koridor Yayıncılık · 20221,592 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
7/10
·232 syf.·
2026 3. kitabı
Yazarın ilk okuduğum eseri olan "Beni Ödülle Cezalandırma" adlı kitap çocuk eğitiminde yaygın olarak kullanılan ödül ve ceza sisteminin aslında çocuklara nasıl zarar verdiğini bilimsel araştırmalar ve gerçek yaşam örnekleriyle açıklayan bir eserdir. Dr. Özgür Bolat, çocukların davranışlarını kontrol etmek için kullanılan ödül, ceza, not, yıldız, hediye gibi yöntemlerin kısa vadede işe yarıyor gibi görünse de uzun vadede iç motivasyonu yok ettiğini savunur. Bir diğer kitap olan "Beni Övgüyle Utandırma", çocuklara yönelik aşırı ve yanlış övgünün sanıldığı gibi motive edici olmadığını; aksine çocukların iç motivasyonunu zayıflattığını ele alan bir kitaptır. Dr. Özgür Bolat, “sen çok zekisin”, “harikasın”, “mükemmelsin” gibi kişiliğe yönelik övgülerin çocuklarda başarısızlık korkusu, onay bağımlılığı ve kaygı oluşturduğunu bilimsel araştırmalarla açıklar. Kitapta, övgüyle büyüyen çocukların hata yapmaktan kaçınan, risk almayan ve başkalarının takdirine ihtiyaç duyan bireylere dönüşebileceği vurgulanır. Yazar, ebeveynlerin ve öğretmenlerin iyi niyetle yaptığı birçok davranışın çocukta uzun vadede özgüven yerine kırılgan benlik geliştirdiğini savunur. Dr. Özgür Bolat bu kitapta, çocuk eğitiminde doğru bilinen yanlışları ele alarak, özgüveni dış övgüye bağlı olmayan bireyler yetiştirmenin yollarını göstermektedir. Beni Övgüyle Utandırma
Beni Övgüyle UtandırmaÖzgür Bolat · Doğan Kitap · 2024258 okunma
Puan vermedi·224 syf.·
2026 6. kitabı
Agatha Christie’nin On Kişiydiler adlı romanında, geçmişlerinde ciddi suçlar işlemiş fakat yasal olarak cezalandırılmamış on kişi, gizemli bir davet üzerine deniz ortasında bulunan Zenci Adası’na gelir. Adaya ulaştıklarında kendilerini davet eden ev sahiplerinin ortada olmadığını fark ederler. Kısa süre sonra gramofondan gelen bir ses kaydı, adadaki herkesin geçmişte işlediği suçları tek tek açıklayarak onları suçlarıyla yüzleştirir. Adada bulunan her odada “On Kişiydiler” adlı bir çocuk tekerlemesi yer almakta ve masanın üzerinde on adet biblo bulunmaktadır. Roman ilerledikçe bu tekerlemedeki dizelere uygun biçimde adadaki kişiler birer birer öldürülür ve her ölümden sonra masadaki biblo sayısı azalır. Ada ile dış dünya arasındaki tüm bağlantıların kopması, karakterlerin korku, panik ve güvensizlik duygularını artırır. Herkes, katilin adada bulunanlardan biri olduğunu bilmesine rağmen kime güveneceğini bilemez. Ölümler arttıkça karakterlerin psikolojik yapıları çözülmeye başlar. Başlangıçta suçlarını inkâr eden ya da hafife alan kişiler, ölümle yüz yüze geldikçe vicdan azabı, korku ve paranoya yaşamaya başlar. Roman boyunca adalet, suç, vicdan ve cezalandırma kavramları sorgulanır. Katilin amacı, hukukun cezalandıramadığı suçları kendi kurallarına göre cezalandırmak ve “kusursuz bir adalet” sağlamaktır. Agatha Christie, beklenmedik finaliyle okuyucuyu şaşırtırken, insanın suç karşısındaki sorumluluğunu ve vicdanın kaçınılmazlığını güçlü bir şekilde vurgular.
On KişiydilerAgatha Christie · Altın Kitaplar · 202143,7bin okunma
7/10
·112 syf.·
2026 5. kitabı
"Sıfır Noktasında Kadın" adlı eser, ataerkil toplumda kadının maruz kaldığı baskı, şiddet ve eşitsizliği çarpıcı bir gerçekçilikle ele alan güçlü bir romandır. Kitap, Mısır’da idam edilmeyi bekleyen Firdevs adlı bir kadının hayat hikâyesi üzerinden ilerler. Firdevs, çocukluğundan itibaren aile, toplum ve erkekler tarafından sistematik olarak ezilmiş; sevgi, güven ve değer görme arayışı sürekli olarak istismar edilmiştir. Roman, Firdevs’in yaşadıkları aracılığıyla kadının bedeninin, emeğinin ve kimliğinin nasıl kontrol altına alındığını gözler önüne serer. Eğitim, evlilik, çalışma hayatı ve cinsellik gibi alanlarda kadının söz hakkının elinden alınması, eserin temel eleştiri noktalarındandır. Firdevs’in sonunda kendi kaderini belirleme pahasına aldığı radikal karar ise onu “sıfır noktasına” getirir; bu nokta, toplumun dayattığı korkuların ve beklentilerin artık anlamını yitirdiği bir özgürlük alanıdır. Sıfır Noktasında Kadın, sade ama sarsıcı diliyle okuru rahatsız etmeyi göze alan bir eserdir. Feminist edebiyatın önemli örneklerinden biri olarak, kadın kimliği, özgürlük ve direniş kavramlarını derinlemesine sorgulatır. Kolay okunur olmasına rağmen etkisi uzun süre devam eden, güçlü ve düşündürücü bir kitaptır.
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,4bin okunma
Puan vermedi·188 syf.·
2026 11. kitabı
Laetitia Colombani’nin Saç Örgüsü adlı romanı, birbirinden çok uzak üç ülkede yaşayan üç kadının hayatını paralel bir kurgu ile anlatır. Hikâye, Hindistan, İtalya ve Kanada arasında gidip gelirken okura hem kültürel farklılıkları hem de ortak insani duyguları gösterir. Hindistan’da yaşayan Smita, kast sisteminin en alt basamağında yer alan, “dokunulmaz” kabul edilen bir ailedendir. Kızı için daha iyi bir gelecek hayal eder ve bu düzeni kırmaya kararlıdır. İtalya’da Giulia, ailesine ait geleneksel bir peruk atölyesinde çalışmaktadır. Babasının geçirdiği kaza sonrası atölyenin iflasın eşiğinde olduğunu öğrenir. Giulia, geçmişle bağını koparmadan yenilikçi bir yol bulmaya çalışır. Kanada’da başarılı bir avukat olan Sarah, kariyerinin zirvesindeyken ağır bir hastalıkla yüzleşir. Güçlü, kontrol sahibi bir kadınken saçlarını kaybetme korkusu üzerinden kimliğini ve kadınlığını sorgulamaya başlar. Bu üç kadının yolları doğrudan kesişmese de saç metaforu üzerinden birbirine bağlanır. Smita’nın dini bir ritüelle bağışladığı saçlar, Giulia’nın atölyesinde işlenir ve sonunda Sarah için bir umut ve yeniden güçlenme simgesine dönüşür. Yazar, “saç örgüsü” metaforuyla kadınların görünmez ama güçlü dayanışmasını vurgular. Saç Örgüsü
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,7bin okunma