SPOILER İÇEREBİLİR.
Yine Peyami Safa'nın harika bir kitabı. Peyami Safa kitaplarında en çok hoşuma giden şeylerden birisi kitapların sonlarına doğru ortaya çıkan korku teması. Karakterlerin arasında bir telepati oluşuyor ve doğaüstü olaylar meydana geliyor. Özellikle bu kitapta bunu çok sık görüyoruz. Ferit'in eskiden sürekli gördüğü siyah köpek, gece yatağına giren ve kim olduğunu bilmediği kadın, Eda Hanımlar'ın evinde çıkan yangın ve tabii ki Matmazel Noraliya... Yalnızız kitabında da yanık kokusu mevzusu vardı mesela. Bu kitap özelinde bakacak olursam eğer kitabın 2/3'ünde Ferit'in hayatı ve yaşadığı buhranlardan bahsedilmiş. Bu kısım beni gerçekten çok sıktı. Günler sürdü okumam. Fakat son 100 sayfa aktı gitti. Kitaba ismini veren Matmazel Noraliya konusuna son 100 sayfada yer veriliyor ve gerçekten çok etkileyici. Okurken Matmazel Noraliya'ya hem çok üzüldüm hem de çok saygı duydum. Hayatı boyunca istediği hiçbir şeye ulaşamamış ve bu sebeple arzularını öldürmeye çalışan bir kadın. Kitabın sonlarında bahsedilen ben'lik konusu beni özellikle çok etkiledi. Geçmiş yüzyıllarda insanların din ve tasavvuf ile benliklerinden kurtulup Allah'a ulaşmaya çalışırken günümüz insanının kendisini evrenin merkezine koyması ve kendini gereğinden çok sevmesi... Bu durumun da atlıkarıncada gözlerini kapatıp çok ilerlediğini sanan bir çocuğa benzetilmesi... Ne diyebilirim ki? Beni gerçekten düşünmeye sevk eden çok güzel bir kitaptı. Hepinize okumanızı tavsiye ederim.