Hevesime göre hareket etme kararımı savunmuyorum, içinde bulunduğum durumda kendimi hoşlandığım eğlencelere vermenin akıllılık ve hatta büyük bir erdem olduğuna inandığım için bu kararı makul buluyorum: Bu, yüreğimde intikam veya nefret duygularının kök salmamasının bir yoludur; benim durumumda, herhangi bir eğlenceden zevk alabilmek için öfkeye yol açan tüm tutkulardan arınmış bir yüreğe sahip olmak gerekir. Bu, bana zulmedenlerden intikam alma biçimim benim; onları, kendilerine rağmen mutlu olmaktan daha korkunç bir cezayla cezalandıramam.
Yitirilen tatlı boş zamanlarım için duyduğum üzüntü beni her yerde izleyerek, bana mutluluk ve onur verebilecek her şeye karşı bir ilgisizlik ve tiksinti duymama yol açtı. Belirsiz arzularımın kararsızlığı içinde az umdum, daha az elde ettim ve aradığımı sandığım her şeyi bulsam bile yüreğimin ne olduğunu bilmeden kavuşmaya can attığı mutluluğu bulamayacağımı hissediyordum.
İnsanın yapmak zorunda olduğu şeyler çoğunlukla inanmak zorunda olduğu şeylerdir ve en doğal gereksinimlerin dışında kalan her şeyde eylemlerimize yön veren fikirlerimizdir. Her zaman benimsemiş olduğum bu ilke çerçevesinde yaşamımın gerçek amacını anlamaya ve ona yön vermeye çalıştım ve bu amacın bu dünyada bulunamayacağını hissederek yaşamıma ustaca yön verme yeteneğim olmayışından dolayı üzüntü duymaktan vazgeçtim.