“Orada titreyerek otururken gelecekle ilgili hiçbir ümidimin ve hayalimin kalmadığını görmüştüm ve neyi anladım biliyor musun, insanın hayallerini kaybetmesi kadar kendisini utandıracak hiçbir şey olmadığını… Hayallerini kaybettiğinde öyle bir ihanete uğramışlık hissi sarıyor ki seni haini aradığında kendini görüyorsun, kendi kendinin haini oluyorsun.”