Seda Akdoğan

Seda Akdoğan
@Sedakdogan
Yeditepe Üniversitesi-Gelişim Üniversitesi-Sağlık Bilimleri Üniversitesi
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni-Yazar-Ressam-Optisyen
Yüksek lisans
İstanbul
54 okur puanı
Ağustos 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Hayat Hanım ve Alfa Dişilik Rehberi :)
10/10
·220 syf.··
Beğendi
·
2023 177. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2023 00:22
Hayat Hanım kitabı okuduktan sonra sindirilmeye ihtiyaç duyulan kitaplardan olduğunu söyleyebilirim. Hayat Hanım karakteri iyi bir eğitim almamış veya görgülü bir aileye mensup olmayan ama zeki, esprili ve kendi ilgi alanlarına göre kendini geliştirmeye açık bir kadın. Hem bütün alaturka özellikleri bünyesinde taşıyan hem de kendine has tüm zevk ve istekleri hiç nazlanmadan ruhunu doyurarak tatmasını bilen bir kadındır. “Tanrı kadını yarattı” cümlesinin vücut bulmuş hali tam bir alfa dişi. Anaç, merhametli, bilge, dişi, ne istediğini bilen neyi umursayacağını veya neye üzülüp neye sevineceğini çok çok iyi ayırt edebilen bir kadın. Ellili yaşlarında olmasına rağmen tavırlarıyla, cilvesiyle hoşgörüsü ve umursamazlığının ona sağladığı özgürlükle ondan çok daha genç, güzel iyi eğitimli görgülü kadınları bile bir çırpıda kendinin gerisinde bırakabilen bir karakter çünkü her şeyiyle kendi gibi. Kendi olmaktan zerre çekinmiyor ve korkmuyor. Aşkı da kendine özgü hayatı da hüznü de değer yargıları da zevkleri de tamamen kendine has. Bunların yanısıra yaralarına rağmen hayata küsmemiş; başına gelenleri, hayatına girenleri, bedenini, ruhunu olduğu gibi kabul edebilmiş olması ona muhteşem bir hava katmış. Hayat Hanım romanda öyle bir parlıyor ki diğer karakterlerden ve Ahmet Altan’ın değindiği diğer konulardan bahsetmeyeceğim çünkü gerçekten benim gözlerimi kamaştırdı. Çabasız çekicilik ve dişilik rehberi olarak kadınlara okutulacak kült bir karakter. :) Ahmet Altan’a gelecek olursak bir adam nasıl olur da kadınların tabiatını onlardan daha iyi tanıyabilir fevkalade yazarlık kabiliyetinin yanı sıra insanın iç dünyasındaki gel gitlerde çocuk oyun parkında oynuyormuş gibi gezinebilir. Ve bunu baştan sona akıcı bir üslupla, okuru hiç sıkılma duygusuna kaptırmadan kitaplarına
Hayat HanımAhmet Altan · Everest Yayınları · 20212,552 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dorian Gray’in Portresi (Sadece Sıkı Okurlara Önerimdir)
Puan vermedi
Selamlar, Dorian Gray’in Portresini ikinci kez okuyup kendimce bir yorum yapmak istedim. Öncelikle şunu söylemeliyim ki ne kadar anlatılırsa anlatılsın kitabın içindeki, felsefi konular, psikoloji, mistik öge ve olaylar, sosyal eleştiriler, ahlaki değerler, inançla ilgili taşlamalar, estetik zevk, narsizm, mitoloji, sanat, kadın-erkek doğası… vs vs konular bitmez, bu düşünce sonsuzluğunu Oscar Wilde nasıl eserine yükleyebilmiş inanılır gibi değil. Hayran kalmamak mümkün değil. Esere sadece eşcinsellik konuda bakmak oldukça sığ ve cahilce olur, var mı bu konu var ama diğer her şeyin yanında denizde damla olduğunu söyleyebilirim. Roman üç ana karakter üzerinden anlatılıyor: Lord Herry, Ressam Basil ve tabi ki Venüs’ün yani güzelliğin erkek bedeni üzerindeki yansıması olarak yaratılan Dorian Gray. Kitabın başında Dorian bakılmaya doyulmayacak kadar güzel, alımlı bir gençtir, bu kadar güzel olduğunun bile farkında olmayacak kadar da toydur. Ressam Basil onu görür ve güzelliğinden büyülenip portresini yapmaya başlar. Ancak Dorian’ın karakterinin asıl kırılma noktası: saf hazcılığı(hedonimzi)temsil eden Lord Herry’le tanışması olur. Lord Herry’ye değinmek istiyorum: Karakter o kadar mükemmel tasarlanmış ki büyülendim. Zeki, insanın aklıyla oynayan, manipületör, karşı tarafta ne zaman ufacık insani bir duygu olsa Lord Herry duruma öyle bir el atıyor ki bırakın karakteri okuyucunun bile kafası karman çorman oluyor, insandaki tüm o bencil, hayvani ve kötü iç sesi Lord Herry ballandıra ballandıra dillendiriyor. Bir de bu kötü iç sesi öyle bir süsleyip püslüyor ki o zerafet içinde okuyucu kayboluyor. Sevilmek, beğenilmek, ahlaki değerler, erdem umrumda değil, Lord Herry etrafındaki her şeyle merakını giderecek kadar ilgili ve bilgi sahibi ama hiç haberi yokmuşçasına
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Sentez Yayınları · 200999,4bin okunma
Bilinmeyen ve Kendine Değer Vermeyen Obsesif Bir Kadının İntikamı
Puan vermedi
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Kitabı Okumayanlar Spoiler Dolu Bir İnceleme!!!) Çocukluğundan itibaren sevgi açlığıyla büyümüş bir kadının ilk aşkını nasıl tanrısallaştırıp korkunç bir takıntı haliyle hayatının hep en merkezine koyduğuna tanıklık ediyoruz. İlk aşkına platonik ve hastalıklı bir şekilde hayatının sonuna kadar bağlı kalıyor. Adamın hep çevresinde ama benliğini de tamamen ezerek asla kendini hatırlatmıyor veya adamı elde etmek için de kılını dahi kıpırdatmıyor. Şahsi düşüncen bir kadın asla bu kadar hırssız olamaz. :) Belki yazarın hayalindeki mükemmel kadının karakter tasviridir. Ama yazar kadının aşkını okuyucunun iliklerine kadar hissettirecek şekilde işlenmiş. Son olarak hayatı boyunca kendini, benliğini hiçe sayan kendini kendine bile değersiz hissettirirken kadın çok seviyorum dediği adama düzeltilmesi imkansız bir vicdan azabı yükleyip gidiyor. Bunu da daha gaddarlaştırıp adamın varlığından haberdar olmadığı çocuklarının ölümüne bağlıyor. Psikolojik tasvirini ben yapamam ama iyi gösterilmiş korkunç bir karakter!!! Ama aşkı yaşama şekli mektuba kadar takdir edilesi.
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,9bin okunma
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saati
Puan vermedi·71 syf.··
2023 63. kitabı
Stefan Zweig bu eserinde oldukça saygıdeğer ve dingin hayat süren bir kadın bile olsa tutkularının peşinden gittiğinde tıpkı kumarbazların kendilerine hakim olamamaları ve bağımlılıkları kadar tehlikeli olabileceğine dikkat çekiyor ve tutku peşinde giden kadınları belki de kumarbazlara benzetiyor. Hatta yirmi dört saatlik bir tanışıklığın insan hayatını tamamen değiştirebileceğini anlatmaya çalışıyor. Hikaye içinde hikayenin yer aldığı kitapta hayatının sonbaharındaki İngiliz bir kadının en mahrem sırrını tesadüfen karşılaştıkları bir olaydaki tutumuyla dikkatini çeken ve kendini anlayabileceğini düşündüğü yazara günah çıkarması olarak özetleyebiliriz.
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört SaatStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024151,2bin okunma
Kristal Denizaltı veya Karanlık Taraf
Puan vermedi·166 syf.··
2023 173. kitabı
Ön yargısız ve ayıplama duygularından arınmış olarak okunması gereken bir kitap. Görünen silüetlerin altındaki ruhun kat kat derinlerinin kışkırtıcı duyularına ulaşan ve tabi ki bu karanlıklarla yüzleşmeye korkmayanlara hitap eden bir kitap. Kadın-erkek ilişkilerine ve farklarına değiniliyormuş gibi duruyor ancak genele dönüp insan olarak bakıldığında en masum en asil insanın bile gölgede kalmış yüzleşmekten korktuğu hazla yoğrulmuş bir tarafı vardır. Yazarın tespitleri işte bu duyguları besliyor. Bazı cümleleri sanki yazar değil Mephisto yazmışcasına ruh gıdıklayıcı. Ya da o klasik Ahmet Altan üslubudur artık her neyse. O zaman bu kitap ruhlarındaki karanlık tarafla yüzleşmeye korkmayanlara gelsin.
Kristal DenizaltıAhmet Altan · Everest Yayınları · 20212,184 okunma