“Uzay-zaman, görünmez bir kumaş gibi sürekli esneyip bükülür; her an yeni şekiller alır. Tıpkı bir tasarımcının zihnindeki fikirler gibi…
Bir tasarımcı, henüz var olmayan formları ve deneyimleri gözünde şekillendirir, onları esnetir, katlar, bazen gerip, bazen sıkıştırır. Fikirler tıpkı uzay-zaman gibi somut değildir ama doğru dokunuşla gerçekliği değiştirebilir; bir çizgi, bir renk, bir boşluk evrenin ritmini anlık olarak bükebilir.
Evren ve tasarımcı arasındaki bu ortak dil, görünmeyen geometrilerde oynayan bir zekânın yansımasıdır: biri yıldızları, diğeri ise hayal gücünü eğip bükerek yeni gerçeklikler yaratır.”