"Kendimi bütün ruhumla unutmanın uykusuna bırakmak istiyordum.Unutmam mümkün olsaydı,unutmak sürekli olsaydı,gözlerim kapansaydı da azar azar uykunun ötesine,mutlak hiçliğe gömülebilseydim,varlığımı artık hissedemez olacağım noktaya varsaydım,bir mürekkep damlasında,bir musiki ahenginde ya da renkli bir ışında erir giderdim ve sonunda dalgalar ve şekiller öyle büyürlerdi ki,hissedilemezin içinde silinir,yok olurlardı.O zaman dileğime kavuşurdum."
"Doğa ile aramda bir bağ kurulmuştu,ruhuma inmiş çökmüş derin karanlıkla benim aramda bir bağ.Böyle bir sessizlik bizim anlayamadığımız bir lisan gibidir."
"Sanki çok derin bir uykuya gömülmüştüm ve böyle bir rüya görebilmek için de gerçekten derin bir uykuya dalmış olmak gerekirdi ve o uykunun o sessizliği benim için ebedî bir hayatın işareti gibiydi,çünkü ezelde ve ebediyette konuşma yoktur."