"İnsanın en büyük hatalarından biri, fâni ve sonlu olanı mutlaklaştırması, mutlak olanı da izafileştirmesidir.
Dünya ve ona ait olan her şey sonlu ve geçicidir.
Mutlak ve ebedi olan yalnızca Allah’tır."
Cabir b. Abdullah şunu anlattı: Zaturrika' savaşında Rasûlüllah'la birlikte yola çıktık. Harratuvâkim'deyken, bedent bir kadınla karşılaştık. Yanında bir erkek çocuğu vardı. Kadın Rasûlüllah'ın (s.a.v.) yanına gelip:
Allah'ın Rasûlü! Bu, benim oğlumdur. Onu şeytan çarptı dedi. Peygamber (s.a.v.):
"Çocuğu bana yaklaştır" dedi. Kadın çocuğu ona yaklaştırınca:
Ağzını aç, dedi. Çocuk ağzını açtı. Rasûlüllah (s.a.v.) çocuğun ağzının içine : "Allah'ın düşmanı! Defol! Ben, Allah'ın Rasûlüyüm" dedi. Bunu üç defa söyledi. Daha sonra: "Haydi, oğlunla istediğin gibi hareket et. Onun hiçbir şeyi kalmadı. Başına gelen şey bir daha olmayacak." dedi.
Mecma'u'z-Zevaid, IX/9.
SİHİR VE BÜYÜ ÇEŞİTLERİ
1. Ayırma sihri:
Bu, Allah teâlâ’nın şu âyette sözünü ettiği sihir türüdür:
“Onlar, o iki melekten, karı ile koca arasını açacak şeyleri
öğreniyorlardı.”
Çeşitleri:
a. Kişi ile anasını ayırma
b. Kişi ile babasını ayırma
c. Kişi ile kardeşini ayırma
d. Kişi ile dostunu ayırma
e. Kişi ile ticaret ortağı vb. ayırma
f. Karı ile kocayı ayırma. Bu, ayırma sihrinin en tehlikeli ve en yaygın olan türüdür.
Belirtileri:
Durumların aniden değişmesi, sevginin nefrete dönüşmesi,
sihir yapılan iki kişi arasında şüphelerin çoğalması,
özürlerin kabul edilmemesi, basit meselelerin büyütülüp tartışma konusu yapılması,
kocanın karısının gözüne farklı görünmesi,
aynı şekilde kocanın gözüne de karısının
farklı görünmesi ki bu durumda koca, karısını -dünya güzeli dahi olsa- çirkin bir sûrette görür. Gerçekte ise bunu, sihir vasıtasıyla görevlendirilen şeytan, kadının yüzünde çirkin bir şekilde görünmek sûretiyle yapar. Kadın ise kocasını çok korkunç ve ürkütücü bir şekilde görür.