"Sen" diye geçirdim içimden "ne zaman susan birini görsen, baş edemeyeceğin bir düşmanla karşılaşmış gibi irkiliyorsun. Çünkü konuşmuyor, çünkü birkaç cümleyi saklamak için sayısız cümleden duvarlar örmüyor. Ve aslında susan biriyle karşılaştığında konuşulmamış sözün ne denli ağır olduğunu kavrıyorsun. .... Neydi, diye soruyorsun kendine; neydi, pek çok cümlenin arkasına sakladığım, herkeslerden sakındığım o cümleler. Dilini yokluyorsun,yok. Aklını yokluyorsun, yok; ceplerini yokluyorsun, yok. Sükutu hayale uğradığın için ayrıca şaşırıyorsun. İçinde birkaç cümle sakladığını mı zannetmiştin, yoksa bazı cümleler saklamıştın da hiç arayıp sormadığın için çekip gitmişler miydi, muamma! Bu muammaya konuşarak cevap veremeyeceğini pekâla biliyorsun. Zaten konuştukların değil miydi onları ürkütüp kaçıran. Ödünç almaya kalksan ödünç alınacak gibi değil, kursu yok, okulu yok; yuvası sende kalmış o kuşu kimsenin dalında bulamazsın. Hadi söyle şimdi ne yapacaksın?"
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yıllar aklını akrep, kalbini yelkovan yapmış ;uzuvlarını zamanın duvarına çivilemiş. Kalkılması gerektiği için kalkıyor, yenilmesi gerektiği için besleniyor konuşması gerektiği için bir şeyler söylüyor ve bütün bunlan yeni baştan tekrar edebilmek için uyuyup dinleniyor. Bu büyük çõle bir günde gelmedi elbette; bütün dişler bir günde sökülmedi. Belki de bu yüzden nihai çöle vardığını kimse göremedi..... Dünya bende iflas etti, bu da bir zaferdir...