Ruslar neden yürüyorlar Berline

Ruslar neden yürüyorlar Berline
@Sedefcim
Tüm varlığım benim, karanlık bir ayettir. instagram:@kolektifpsiko
psikolojik danışman
Lisans
Gaziantep
21 Ekim 2002
244 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Benim ölümüm­le hiçbir şey eksilmeyecek. Yokluğum duyul­mayacak. Geride hiçbir boşluk bırakmıyacağım. Metrolar yine işleyecek, lokantalar do­lup taşacak, kafalar küçük kaygılar peşinde yorulup düşecek. Ben dünyanın dışına çıktım ama dünya yine de ağzınadek dolu kaldı. Tıp­kı bir yumurta gibi. Aranan, vazgeçilemeyen biri olmak isterdim. Bir şey, ya da bir kimse için.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·76 syf.·
Beğendi
·
2025 40. kitabı
Mihail Bakunin
8/10 · 7 okunma
Tutumsal ve toplumsal bir eşitlik olmadıkça si­yasal eşitlik boş bir kuruntu olacaktır... İşte bunu, 1793 Devrimi’nin büyük kahramanları olan Danton, Robespierre, Saint-Just hiç anlamadılar. Onlar yalnızca siyasal özgürlük ve eşitlik istiyorlardı, tu­tumsal ve toplumsal değil. İşte bu yüzdendir ki, onların kurduğu eşitlik ve özgürlük, halk üstüne kentsoylular yönetiminin yeni temellerini getirip oturttu. Bu çelişkiyi, devrimci formüllerinin üçüncü öğesi olarak kardeşliği koyarak örteceklerini sandılar. Bu da yine kuruntu oldu! Sorarım size sömürenle sömürülen ezenle ezilen arasında kardeşlik olur mu? Nasıl! Ben kal­kayım size bütün bir gün ter döktüreyim ve acı vereyim. Akşam, sizin terinizin ve acınızın ürününü elime aldığımda, size, ancak yaşayabilesiniz ve ertesi gün yine be­nim için ter döküp acı çekesiniz diye tutup bir parçacık bir şey veriyorum. Akşamleyin de size «Kucaklaşalım, biz kardeşiz!» diyorum.
Alıntı
Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik. Ama hangi eşitlik? Yasa önünde eşitlik, siyasal haklarda eşitlik, vatandaşların eşitliği, insanların eşitliği değil. Çünkü Devlet insanları hiç tanımıyor. Devlet ancak vatandaşları tanıyor. Devlet için insan ancak siyasal haklarını kullandığı sürece var... Güç işler altında, yoksullukla, açlıkla ezilen insan, toplumsal olarak aşağılanmış, tutumsal olarak sömürülmüş, ezilmiş insan, acı çeken insan Devlet için yoktur. Dev­let insanın acılarından ve toplumsal ve tutumsal köleli­ğinden habersizdir, kuruntudan ibaret olan siyasal öz­gürlüğünün dış görünüşü ardına gizlenmiş olan köleli­ğinden habersizdir. İşte bundandır ki siyasal eşitlik top­lumsal eşitlik değildir.
Edebiyat
Rica ederim varlıklı olmayı aklına koymuş olan bir soyluyu toplumculuğa yöneltin, soylu olmaya can atan bir kentsoyluyu toplumcu olmaya yöneltin, ya da bütün gücüyle kentsoylu olmaya çabalayan bir işçiyi toplumcu­luğa yöneltin! Hiçbir akıl, hiçbir söyleşi bu bahtsızların değişmesini sağlamayacaktır. Onları yenmek için bir tek yol var­dır, bu da olgudur. Bütün yönetimleriyle, bütün sömü­rücülükleriyle, ayrıcalı durumların ve olanağın ortadan kaldırılmasıdır. Yeryüzünde eşitsizlik üstüne kurulmuş her şeyi süpürerek, onları, mutluluklarını eşitlik ve da­ yanışmada aramaya zorlayacak olan toplumsal devrim­dir.
Sayfa 62·Kitabı okudu
1K