Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik. Ama hangi eşitlik? Yasa önünde eşitlik, siyasal haklarda eşitlik, vatandaşların eşitliği, insanların eşitliği değil. Çünkü Devlet insanları hiç tanımıyor. Devlet ancak vatandaşları tanıyor. Devlet için insan ancak siyasal haklarını kullandığı sürece var...
Güç işler altında, yoksullukla, açlıkla ezilen insan, toplumsal olarak aşağılanmış, tutumsal olarak sömürülmüş, ezilmiş insan, acı çeken insan Devlet için yoktur. Devlet insanın acılarından ve toplumsal ve tutumsal köleliğinden habersizdir, kuruntudan ibaret olan siyasal özgürlüğünün dış görünüşü ardına gizlenmiş olan köleliğinden habersizdir. İşte bundandır ki siyasal eşitlik toplumsal eşitlik değildir.