Aynı mitolojik motiflerle dile gelen bu iki devrim aslın da birbirinden ayrı anlamlar taşır. Uranos’un devrilmesinde yalnız kaba kuvvete başvurulur: Erkeklik uzvunun kesilmesi salt fiziki bir eylemdir. Bu eylemde akıl yoluyla kurulan düzenin bir payı varsa da, bu pay önemsizdir. İkinci devrim bir akıl ve hesap işidir. Onu hazırlamakta ve yürütmekte Uranos’la Gaia’nın oynadıkları kılavuz rolü dikkati çeker.
Kaba kuvvetten zarar gördüklerini anlayıp, başlarına gelenden ders almışa benzeyen birinci kuşak tanrıları kendilerini deviren ikinci kuşağı alt etmek için aklın temsilcileri olarak çıkarlar karşımıza: Kronos’a bir gün tahttan indirileceğini önceden haber vermek, Zeus doğunca onu saklamak, beslemek, yetiştirmek ve babasını nasıl devireceğini ona öğretmek işini üzerlerine alırlar. Böylece birinci devrim kaba kuvvetin kendi kendine yenilmesi, ikinci devrimse kaba kuvvetin akılla yenilmesi anlamına gelir. Akıl yolundaki bu gelişimde Zeus bir adım daha ileri gider: Kaba kuvveti kendi çıkarına bir araç olarak kullanır. Ve sonunda kaba kuvvetler birbirlerini yok eder, dünya egemenliği yalnız akıl gücü üstüne kurulur.