Seden Sağlam

Seden Sağlam
10/10
·576 syf.··
2024 40. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2024 20:52
Tek kelimeyle MUHTEŞEMDİ. Yazarın The Faithfull and the Fallen serisini okumayı çok istiyordum ama çevrilmediği için okuyamadım. O yüzden bu kitabını görünce konusuna bakmadan direk okumak istedim ve hiçbir şekilde bundan pişman olmadım. John'un anlatımını çok beğendim. Okurken sanki bir film sahnesinin içindeymiş gibi hissettim. İlk başlarda çok karakter olduğu ve 3 farklı kişinin olaylarını takip etmekte zorlandım ama sonra alıştım. Varg'ın gizemini önceden tahmin etmiştim ama Kan Yemininin gizemini hiç tahmin edememiştim. Grend'in Elvan'a olan sadakati çok hoşuma gitti, güzel ikililer. Ölüm İttifakı'nı ve Kan Yeminlileri aşırı birbirine benzettim. Amaçları farklı olsa da bir yerde birbirlerine olan sadakatları ve grup yapıları bir bakıma aynıydı. Tabiki ihanetlerin hiçbirini beklemiyordum. Bu yüzden John Gwynne'ne daha çok bayıldım. Thorel'i de çok sevmiştim, hatta en sevdiğim karakterdi diyebiliriz, güçlü ve pozitif bakış açısı olan biriydi. Orka ise başlarda bana geçmişin karanlığında takılı kalmış ve hep en kötüsünü düşünüyor gibi geldi. Belki bu yüzden Orka en sevmediğim karakter oldu ama ilerleyen bölümlerdeki savaş bölümlerini çok beğendim ve giderek Orka'ya daha çok ısındım. Kitabın sonunda karakterlerin sonunda birbiriyle bir şekilde bağlanması çok iyiydi, nasıl baglanacaklarını çok merak etmiştim ve sonuç beni tatmin etti. İkinci kitap için sabırsızlanıyorum.
İnceleme
Tanrıların GölgesiJohn Gwynne · Martı Yayınları · 2025276 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
10/10
·160 syf.··
2024 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2024 18:38
Kitaba bayıldım. Uzun zamandır böyle farklı bir konulu kitap okumamıştım. Genellikle aynı konunun türevleri yazılıyor ama bu kitabın kendine ait bir konusu vardı. Kitabın başını Wednesday'a çok benzettim. Özellikle Nancy karakteri Wednesday'a, Sumi karakteri de Enid' e benziyordu ki ben bu ikiliyi hep sevmişimdir. Onun dışında her karakterin farklı bir hikayesi ve önemli özelliği olmasına bayıldım. Yazar bu kadar kısa kitap yazmasına rağmen her karakteri çok güzel tanıttığını düşünüyorum ki bazı yazarlar 300-400 sayfalık kitap yazarak bu kadar karakteri tanıtıp insana geçiremiyor. Ayrıca, herkesin özgürlüğünün farklı ve kendine ait olmasını ve bunu kazanıp sonra da kaybedişini ve bundan sonraki süreci okumak çok eğlenceliydi. Konu hakkında fazla bir şey vermek istemiyorum. Zaten kısa ve hemen okunan bir kitap. Herkesin okumasını tavsiye ediyorum.
İnceleme
Her Kalp Bir EşikSeanan McGuire · İthaki Yayınları · 202387 okunma
3/10
·412 syf.··
2024 18. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2024 10:48
Zalim prensi sosyal medyada çok fazla gördüm. Yurtdışında baya beğenildi ama Türkçeye çevrildiğinde çevirinin güzel olmadığı ya da kitabı beğenmedikleri söylendi. Ben de açıkçası bu sebeplerden okumayı çok düşünmüyordum. Sonra yazarın spiderwick serisinin yazarı olduğunu fark ettim. İlk okumaya başladığım serilerden biriydi ve özgün konusu vardı. Öyle olunca dedim bir şans vereyim. Kitaba çok yüksek bir beklentiyle başlamadım ama beklediğimin de altında kaldı. Karakterleri çok yüzeysel buldum. Onların nasıl birisi olduğu ve hikayeleri hakkında çok az bilgi vardı. Ana karaktere de pek ısınamadım. Kendine yer bulmak için bir şeyler çabalıyor ama saçma şekilde çabalıyor gibi. Herkes ondan birkaç adım önde ama kendisi hep öndeymiş gibi davranıyor. Aynı zamanda olaylar da tahmin edilebilirdi. Sadece taht giyme töreninde bir tık şaşırdım ama bana woww etkisi yapmadı. Ve betimlemelerden de aşırı sıkıldım. Tamam yazar spiderwick serisinde de birçok yaratık tanışmıştı ki seriden tek hatırladığım onlar ama kitapta full yaratıkların görünüşleri, giyimleri, sofraları ve yemeklerinden bahşedilmiş. Olaylardan daha çok bunları okuyormusum gibi geldi. Bu tanımları daha çok olaylara entegre ederek yapabilirdi bence.
İnceleme
Zalim PrensHolly Black · Dex Kitap · 20182,310 okunma
6/10
·486 syf.··
2023 4. kitabı
·
84 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2023 01:48
Kan Yemini uzun zamandır listemde olan ama bir türlü alıp okuyamadım bir kitaptı. Aslında Brandon Sanderson'ın Sissoylu kitabını okuduktan sonra Brian McClellan'ın onun öğrencisi olduğunu öğrendim. Bu kitaba olan ilgimi arttırdı. Zaten kitabı da Brandon Sanderson'un Sissoylu serisine çok benzettim. Sadece daha politik ve sihir gücünde metal değil barut içeriyor. Kitabın başlarında kitaba tam giremedim, zorlandım. Belki yoğun bir dönemde okumaya kalktığım için de böyle olmuş olabilir bir de politika okumayı da pek de sevmem. Bu yüzden baştaki politik durumu anlamakta biraz zorlandım. İmtiyazlılarında tam olarak ne yetenekleri olduğunu kavramakta ya da barut büyücülerin güçlerinin tam olarak ne olduğunu kavramakta ve halkın içindeki yerini anlamakta da zorlandım ama tüm bunları kafamda oturttuktan sonra geri kalan kısımlar daha akıcı ve eğlenceli olmaya başladı. Favori karakterlerim Taniel ve Ka-poel di. En çok ilgimi Ka-poel çekti aslında. Sessiz, gölge gibi bir karakter ama içinde büyük bir gizem ve güç barındırıyor. İleriki kitaplarda onun hakkında yeni şeyleri öğrenmek için heyecanlanıyorum. Taniel'in de kendi başına buyruk olması ama savaşı kazanmak için hiç pes etmemesini sevdim. Ayrıca bir sonraki kitapta Olem'i daha fazla görmek isterim. Olem ve Tamas diyalogları çok hoşuma gidiyor, beni eğlendiriyor. Kitabın sonu da çok heyecanlı bitti. Bir sonraki kitap için sabırsızlanıyorum.
Kan YeminiBrian McClellan · İthaki Yayınları · 2016221 okunma
6/10
·376 syf.··
2023 2. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2023 21:10
Yunan efsanelerinin hayranı olduğum ve Akhilleus'un efsanesini bayıldığım için bu kitaba şans vermeye karar verdim, ne kadar Kirke kitabı beni büyülemese de. Bu kitap da Kirke gibi akıcı bir dilde yazılmış. Açıkcası Kirke'den daha çok beğendiğim bir kitap oldu. Kahraman, efsane gücünü daha çok hissettirdi ama galiba yazarın ilk romanı olduğundan dolayı kitapta yeteri kadar derin gelmedi. Çoğu olayı ve duyguyu yüzeysel geçmiş gibi hissettim. Bu benim kitaba kendimi kaptırmamı ve kitabın içine girmemi önledi. Kitabın içeriğine gelirsek, Patroklos'u başta çok beğenmemiştim. Güçsüzlüğünü çok fazla dile getiriyordu ama sonradan karakterin gelişimini gördüm ve özellikle ''Myrmidon'ların en iyisi'' olmasına bayıldım, bu adı hakkediyordu. Akhilleus'a gelirsek karakterin efsaneden koptuğunu hissettim. Bu kahramanın asıl efsanesi aşilden geliyor, isminin anlamı da 'aşil' demek zaten ama onunla ilgili hiçbir şey görmüyoruz. Ben görmeyi çok istiyordum, en azından ölümünde son okun aşil tendonuna gelmesini beklerdim ama bununla ilgile tek kelime geçmiyor. Kısacası karakter olarak kendi başına bakınca güzel ama efsaneyi düşününce eksik kalıyor.
Akhilleus’un ŞarkısıMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202019,3bin okunma