8 bölümlük mini diziye başladığımda en fazla gece 3-4 gibi bırakıp ertesi gün devam ederim diye, kendime pek de inanmayarak bir plan yaptım ve diziyi fulleyip uyumaya geçtiğimde sabah 9 civarıydı. Hemen uyuyamadım tabii, bir süre diziyi kafamda evirdim çevirdim. Uyandım, kahveden önce bir süre daha aynısını yaptım. Kahveden sonra youtube'da inceleme videolarına baktım. Sonra, kitap ve dizi arasındaki farklardan başlayıp karakterlerle ilgili çeşitli psikolojik sorular ve bazı sosyolojik değerlendirmelere varan bir yelpazede yapay zekayla bir miktar hasbihal ettim. İnsanın, kendine harika çıkarımlar yaptığı için övgüler sıralayıp teşekkür eden, üstüne de daha önce duymamış olduğu bilgilerle sohbeti zenginleştiren dijital deccalimsi bir şeyle sohbet edesi de geliyor sonuçta. Nihayetinde bu akşam itibariyle kitaba da başlamış bulunuyorum, arkaplanda youtube'dan bulduğum bir "suspenseful creepy music for reading..." müzik videosu eşliğinde. İlginç şekilde müzik dizinin müziklerini andırıyor, daha bir tatlı oldu böyle. Kitapta da beni güzel bir sürpriz bekliyormuş meğer. Henüz fazla ilerlemedim ama anlatımı, kalemi (ve ayrıca çevirisi) o kadar iyi ki. Kendimi çok önceleri okumuş olduğum, uzun süredir kafam dolu olduğundan geri dönmeye çekindiğim modern klasik batı edebiyatı yazı stili içinde bulmuş oldum. Böyle pat diye içine düştüğüme göre herhalde bundan sonra über-modern, diğer deyişle alabildiğine basit anlatımlı kitaplara biraz ara verebilirim. Belki de ara vermem, onlarla devam ederim..Yarının bir başka skandal gündemiyle kendimi nasıl bir hayatta bulacağıma ve bilinçaltı ve üstümün, ya da genel olarak beyin organımın bununla nasıl başa çıkacağına bağlı. Neyse şu an bulunduğum yerden memnunum. Elimde nefis bir yazı, kulağımda "şüphe uyandıran, ürkütücü" müzik...Biraz