Küçük vedasını aldım, cebime, artık keskin kenarlarını yitirmiş, ovalana ovalana parlamış, pürüzsüz, serin, saydam cam kırığının yanına koydum. Eski sular aktı, gitti. Bir ilk yaz günü çıplak ayaklarla balkonu yıkamışım gibi bir şey oldu. Büyüdüm, büyüdüm, büyüdüm, yerin altından üstüne çıktım.