“Dinamikler bizim anne babamızı memnun etmeye çalışmamızdan, yine bizim çocuklarımızı memnun etmemize döndü. Acaba kendimizi aşırı düzeltmeci bir dönemde bulmuş olabilir miyiz? Ne dersiniz?”
Sen bomba gibi patlayarak sahneye çıkalı beri tek bir gece bile deliksiz bir uyku uyumamıştım -seni seviyorum ama bu kadar da olmaz. Yalnızca kendime ait 6 saat geçirebilseydim, belki bunların hiçbiri olmayacaktı. Dört. Dört olsun. Üç.
Bu toplumda kadının değeri erkekten daha azdı. Erkeğin zamanı daha önemliydi. Onun yapacak daha önemli işleri vardı. Artık geri çekilip erkeğin o daha önemli işlerini yapmasına izin verme zamanı gelmişti. Hayır denizci; evlilik, evlilikten beklediğim şey değilmiş. Biriyle nişanlandığı zaman kendini ona açıyorsun, senin esenliğini onunki ile aynı düzeye getiriyorsun. Onlar seninle orta yerde buluşmazsa eh işte. O zaman diye düşündüm, o gece daha erken saatlerde. Kocamın yüzüme kapadığı kapıya gözümü dikip. Eh, işte o zaman, demek böyle ha?