“Hiç ondan kurtulmak ister miydi? Yoksa daima ıstırabının içinde yaşamaktan garip bir haz alarak onu körükleyen, ateşini örtecek külleri üfleyip savuran madem müptelalarından biri miydi? Kendisini öldüren bu acı belki onu bugüne kadar yaşatan yegane sebepti, öldürerek yaşatmaya teysir eden bir sebep…”
“ O anda hissettim ki şu önümde yürüyen henüz çevresi görülmemiş vücut benim sevmeye mahkûm olduğum vücuttur. Onda öyle bir şey vardı ki - buna bir isim vermek mümkün değildir - bütün sevmek kabiliyetlerimin toplanıp açılacağı bir zemindi, diyeceğim.”