Fi tarihinde, henüz gençken, sevdalandığım kıza “Gölgeni bile özlüyorum” demiştim.. Geçici duyguların tahrikiyle, ebedi saadeti aramak nasıl bir çaresizliktir..
Bir ömür bilinmezlik ile belirsizlik arasındaki ölçülemez mesafeyi katediyoruz. Halbuki bidayet (başlangıç) ile nihayetin, iki notanın arasındaki sükûttayız.
ümidin hakkını, hatırını gözeterek ekliyordu: Ne kadar gülünç olursa olsun, biz gene hayatı tam inkar edemiyoruz. Onda, kafamızı kurcalayan vehimlere rağmen iyi, kötü diye kıymetler arıyoruz..